Anasayfa
Anasayfa2024-05-24T16:57:54+03:00

İnsan üç kez doğar. Birinci doğum ekin ortamıyla kuşatılmıştır. İkinci doğum eğitime doğmaktır; insan pedagojik, psikolojik ve bilimsel yöntemlerle biçimlendirilir. Üçüncü doğum, insanın kendisinden doğmasıdır ki bu da insanın kendi yaşamına, kendi özgür istenciyle biçim vermesidir. Kendinden doğan insan devrimcidir.

İnsan üç kez doğar. Birinci doğum ekin ortamıyla kuşatılmıştır. İkinci doğum eğitime doğmaktır; insan pedagojik, psikolojik ve bilimsel yöntemlerle biçimlendirilir. Üçüncü doğum, insanın kendisinden doğmasıdır ki bu da insanın kendi yaşamına, kendi özgür istenciyle biçim vermesidir. Kendinden doğan insan devrimcidir.

Anadolu Aydınlanma Vakfı Konuşmaları | Konuşmacı: Metin Bobaroğlu | Konu: Hegel’in Sanata Bakışı – 1 | Tarih: 21.05.2024

Metin Bobaroğlu, Sinan Yasdıman, Serhan Yasdıman ile ilim sohbetleri her hafta Salı ve Cuma günleri yepyeni konularla yalnızca Çilingir Sofrası’nda… Bugünün sohbet konusu: Merkezdeki Ateş

Metin Bobaroğlu, Sinan Yasdıman, Serhan Yasdıman ile ilim sohbetleri her hafta Salı ve Cuma günleri yepyeni konularla yalnızca Çilingir Sofrası’nda… Bugünün sohbet konusu: Sembol – Simge

Metin Bobaroğlu, Sinan Yasdıman, Serhan Yasdıman ile ilim sohbetleri her hafta Salı ve Cuma günleri yepyeni konularla yalnızca Çilingir Sofrası’nda… Bugünün sohbet konusu: Sirius (Şi’ra) Yıldızı

Anadolu Sohbet Geleneği

Kategoriler Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , |

Bilindiği gibi, insan yavrusu doğaya terk edildiğinde yaşayamaz. Bu yavrunun büyüyüp gelişmesi ve kendi başına yaşayabilmesi çok uzun zaman ister; yine de o tek başına varlığını sürdüremez. Diğer hayvanlar gibi güçlü pençeleri ve keskin dişleri de yoktur. Üstelik de tüysüz bir hayvandır. Doğadan baktığımızda, insan, doğanın bir falsosu gibidir. Buna karşın, insanda zekâ diğer hayvanlara göre çok gelişmiştir. Bunun yanında, insanda soyut düşünme ve konuşarak anlaşma yeteneği, onu birbiriyle dayanışma içine taşıyarak toplumsal bir yaşam oluşturmasına izin vermiştir. Bu toplumsal dayanışma insanın doğada varlığını sürdürebilmesinin nedeni olmuştur. Bu nedenle, insanın varoluş tözü (temeli) topluma içseldir; bu bağlamda onun doğal varoluşu [...]

Hiç

Kategoriler Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , |

Hiçlik - Hiççilik “Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen bir hiç ol. Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl çömleği tutan dışındaki biçim değil içindeki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil, hiçlik bilincidir,” der Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî. Felsefe tarihinde “varlık” ve “hiçlik” sorununu ilk kez dile getiren Parmenides’tir. Onun ünlü önermesi “Varlık vardır, yokluk yoktur” önermesidir. Böylece felsefede bir ontoloji (varlık felsefesi) ortaya çıkmıştır. Buna bağlı olarak bilgi de varlığın bilgisi olarak kabul edilmiştir. Bu “varlık” kavramı değişmez bir ilke olarak ileri sürülmüş ve “hiçbir şey yoktan var olmaz ve hiçbir şey de vardan [...]

Mistisizm ve Tasavvuf

Kategoriler Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , |

Dinlerin bir egzoterik (exoteric) yani dış, bir de ezoterik (esoteric) yani iç yanı olduğu bilinmektedir. Mistisizm ve tasavvuf, bu ezoterik yanla ilgili öğretilerdir. Kadim kültürlerde, biri halka açık törenlerle yürütülen dinî, diğeri ise yalnızca inisiyelere yani üyelere açık sırrî kültler vardı. Halka yönelik öğreti, birlikte yaşam için ahlâk kuralları ve toplum düzenini amaçlarken, gizlemli öğreti ise kendini bilme, aydınlanma ve kurtuluşu amaçlıyordu. Mısır’da İsis kültü, Hermetic myster’ler; Yunan’da Eleusis ve Orphic myster’ler; Perslerde Mazdeizm, Güney Mezopotamya’da Maniheizm bu tür öğretiler için önde gelen örneklerdir. Myster, Grekçe bir sözcüktür ve “sır, gizem” demektir. Myein, “kapatmak” anlamına gelir ve Mysterion yani gizem [...]

Hac Ritüeli

Kategoriler Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , |

Bugün, söz verdiğimiz üzere hac ritüelinden bahsedeceğiz, ancak daha önce “dizgesel düşünme”nin ne olduğu üzerine konuşmanın yararlı olacağı kanısındayım. Dizgeden kastımız, kavramların birbirinden çıkarsanması, birbirinden çıkarsandığı için içsel bağ (korelasyon) ile bağlı olması ve bütün kavramların belli bir ereğe doğru birbirine destek olmasıdır. Başka bir deyişle, bir kavram diğer bütün kavramlarla ilişkisinde anlam taşır ve bunun sıralaması zorunludur; çünkü dizgede bir “zorunluluk” özelliği vardır. Zorunlu değilse, o zaman dizge değildir, bir dizin olabilir. Dizgenin belli bir “süreç”i (proses) izleme zorunluluğu vardır ve belli bir “erek”e doğru gitmesi gerekir. Ereği olacak, süreci olacak, zorunlu aşamaları olacak ve bütün kavramlar birbirlerinden türeyebilecekler, [...]

Dil ve Dilin Farklı Boyutlarda İncelenmesi – 1. Bölüm

Kategoriler Dil ve Dilin Farklı Boyutlarda İncelenmesi, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , |

Dilde İmgesel ve Simgesel Alan Ayrımı Muhyiddin İbnü'l-Arabî'de Dil ve Anlam Bağlamı Dil-Düşünce-Kültür Üçlemesi Evrensel ile Evrenselci Tutumların Arasındaki Fark Pozitif Bilim, Olumlu Bilim Demek Değildir Aydınlanma Kavramı Doğru Anlaşılıyor mu? Akıl Bir Mekanizmadır, Değer Üretmez Süreçsiz Sonuçlar Anlamsızdır Bir Türk Akademisyenden Gelen Eleştiri Dil Emperyalizmiyle Yön Alan Toplumsal Akıl Evrenselcilik ile Değil Evrensel ile Büyümek Doğu Medeniyetini İçermeyen Üniversite! Humanity Gerçekten Evrensel Bir Kavram mıdır? Atatürk Neden "Truva'nın İntikamını Aldık" Demiştir Batılı Üniversitelerin İbn-i Arabî'yi Anlama Çabası Pozitivizmle Gelen Konformizm ve Robot İnsan [...]

Dil ve Dilin Farklı Boyutlarda İncelenmesi – 2. Bölüm

Kategoriler Dil ve Dilin Farklı Boyutlarda İncelenmesi, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , |

"Söz" Hakikaten Ete ve Kana Dönüşür mü? Kısa ve Uzun Bellek Nasıl Oluşur? Fiziksel Etkinin Kimyasal Semptomlara Doğru Yolculuğu Dil-Düşünce Diyalektiği "Aklın Aklı" Olmaya Yükselememiş Toplumlar Güdülürler Düşüncenin Kurgul Aşamaya Yükselişi Cıva Neden Zekânın Sembolüdür? Felsefi Bilincin Gelişmediği Toplumların İşgali Sanat ve Dil İlişkisi Dil Bir Ürün mü Yoksa Bir Etkinlik midir? Sesi Şekillendiren Nefes Sanatın Dili Olarak Coşku Egemen Dil Sorunsalı Her Algı Dile Çevrilir "Söz" Hakikaten Ete ve Kana Dönüşür mü? Benim geleneksel bir söze bağlılığım var. “Dil” [...]

Dil ve Dilin Farklı Boyutlarda İncelenmesi – 3. Bölüm

Kategoriler Dil ve Dilin Farklı Boyutlarda İncelenmesi, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , |

Dil ve Sembol Çevirmen Yahudiler ve Din Dili İnsanın Kendini Keşfettiği Aşama Çizimler Geometri Değildir Dinin Olmadığı Kültür İnsan Kendini Gözlemlemekte Zorlanır Şizoid Bilimsellik Kendi İçinden Gelişmemiş Bir Dil Tutsaklık Getirir Felsefeden Kopuk İdeolojiler Vicdansızdır "Kültürleme" Projesi Kural Konulurken Anlamın Korunması Sohbetin Fenomenolojisi Felsefi Olarak Yazılmalıdır Öyle Bir Dua Et ki İçinde Egon Olmasın! Konuşma Dili ile %21 Oranında Anlaşma Sağlanabiliyor Gizli Tanrı Aristoteles Dil ve Sembol “Diller yaşam biçimlerini üretirken, seslendirmelerle, simgelerle, imgeye simge eklemelerle farklılaşır ve birbirine [...]

Dil ve Dilin Farklı Boyutlarda İncelenmesi – 4. Bölüm

Kategoriler Dil ve Dilin Farklı Boyutlarda İncelenmesi, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , |

Hem Düşüncenin Hem de Bilincin Aracı Olarak Dil Platon İdealar Kuramını Gerçekten Terk Etti mi? Simgeden Kavrama, İmgeden Algıya Dialogos Yerine Egemen Logos Felsefe, Filozofla Konuşmadır Sokratyen Geleneğe Geri Dönüş Metinlerdeki Öznenin Bulunması Yazı Yazmak Bilinçdışı ile Pazarlıktır Her Diyalog Aynı Zamanda Bir Çeviridir Tinin Ana Malzemesi Olarak Dilsel Ürünler İnsan Yitimi Evrenseller Problemi Akıl mı Önce, İman mı? Hem Düşüncenin Hem de Bilincin Aracı Olarak Dil “Dil-düşünce diyalektiktir” demiştik. Bunun anlamı; karşılıklı bağıntılılık içindedir, biri olmadan diğeri olmaz, birbirini zorunlu [...]

Bâtınî Gelenek 1. Bölüm

Kategoriler Bâtınî Gelenek, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , |

Hermetik Öğretiye Giriş Hermetik Öğretinin Temel Kavramı Akıl - Bilgi - Hikmet Dionisos Kültü ve Orpheus Pythagoras ve π Sayısı Triadlar Mistiklerin Nitelikleri Hermetik Öğretiye Giriş Bugün Batı disiplinlerinde düşünce tarihi sadece entelektüel yönüyle ele alınmakta ve Antik Grek Uygarlığı ile başlatılmaktadır. Felsefe orada başlamış ve sonra bütün Batı uygarlığı o başlangıç noktasına göre tanımlanmıştır. Avrupa’daki kültürel gelişmeler bütün dünyadaki uygarlık treninin lokomotifi durumunda gösterilmiş ve evrim kuramına göre de öteki ulusların bu trenin katarları olarak onu izlemek zorunda oldukları belirtilmiştir. Batı Aydınlanması ya da Batı düşünce [...]

Bâtınî Gelenek 2. Bölüm

Kategoriler Bâtınî Gelenek, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , |

Tibet Hindistan Çin Çin Öğretisi ve Modern Fizik Persler ve Medler Kavram ve Yöntem Şimdi, Anadolu’ya etkileri bakımından “Doğu Dünyası”na bir bakalım... Tibet Dünya kültürüne kaynaklık etmesi bakımından Hermes öğretisine paralel (İ.Ö. 7.yy.) Tibet tapınaklarında yapılan öğreti dikkate değer niteliktedir. İlginçtir ki daha sonra yöreye adını veren Tibet, başlangıçta bir tapınağın adıdır ve doğru söylenişi The-Beth (Tebet) olup anlamı “Tanrı-Evi”dir. (Bu bağlamda Antik Mısır’ı anımsayabiliriz. The: Tanrı; Beth: Ev) Bu tapınaklar zor ulaşılır yerlere kurularak çeşitli baskılardan uzak tutulmak istenmişti. Diğer ezoterik okulların benzeri olarak bu tapınaklara girecek [...]

Bâtınî Gelenek 3. Bölüm

Kategoriler Bâtınî Gelenek, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , |

Sümerler İbraniler Ezoterik Okullar Musa’nın Yolculuğu Süleyman'ın Mabedi Kabala Ezoterik Öğreti ve Ritüel Kabala İşlemleri İbrani Geleneği: Tora Sümerler Günümüzde tarih Sümer’le başlatılmaktadır. En eski belgesel bulgular Sümerlere aittir. Sümerler, kendilerinden sonraki uygarlıkları etkilemeleri bakımından önem taşırlar. Sümerler, bilinen ilk yazı olan çivi yazısını kullanmışlardır. Bulunan tabletlerde çivi yazısıyla yazılmış yazıtlardan anlaşıldığına göre, Sümerler, yönetim, politika, eğitim, edebiyat, felsefe, ahlâk, tarım ve tıp gibi alanlarda önemli gelişmeler kaydetmişlerdir. Ortadoğu mitosunu, özellikle İbrani mitosunu besleyen destanların birçoğu Sümer kaynaklıdır; ünlü Gılgamış Destanı gibi. Antik Çağda Ortadoğu [...]

Bâtınî Gelenek 4. Bölüm

Kategoriler Bâtınî Gelenek, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , |

Hermetik Öğretinin Üçüncü Kuşağında Philon Plotinos Hıristiyan Tasavvufu Mitler Hermetik Öğretinin Üçüncü Kuşağında Philon Hermetik öğretinin üçüncü kuşak takipçilerinden en önemli olanı Mısır İskenderiyesi’nde öğretisini yayan İbrani soyundan Philon’dur. Philon (İ.Ö. 25 - İ.S. 50) en başta Hıristiyanlık olmak üzere, Yahudi ve İslam Tasavvufunu (Theosophy) ve Neoplatonculuk yolu ile felsefeyi derinden etkilemiştir. Philon’un önemi, Mısır’dan çıkıp iki ayrı yolla ve iki ayrı biçimde yayılan Hermetik öğretiyi yeniden birleştirmeyi denemesidir. Bir yandan Musa aracılığıyla İbraniler arasında yayılan Hermetik öğretiyi, diğer yandan Yunan düşüncesi içinde Platon’da felsefesel dizgeye ulaşan Hermetik öğreti açılımlarını, [...]

Bâtınî Gelenek 5. Bölüm

Kategoriler Bâtınî Gelenek, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , |

Türkler Türklerin Tarih Boyunca Girdiği İnançlar ve Dinler Sufi Geleneği ve Gerçek Sufi Okulları Sufiler ve Edeb Anadolu’da Felsefe Türkler Anadolu kültür ve uygarlıklarına etki ve katkısı bakımından Türkler önemli bir yer tutar. Türkler, dünyanın en eski kavimlerindendir. Bu kavim, Hint kaynaklarında Turukha ve Turuşka, çivi yazılarında Turukku diye adlandırılmıştır. Proto-Türklerin anayurdu Ural Altay Bölgesidir. Türk, Turuk kuvvetli, güçlü anlamındadır. Büyük Hun İmparatorluğu’ndan sonra, ikinci önemli Türk devleti Göktürk Devleti’dir. İlk kez Türk adı resmi devlet adı olarak Göktürk Devleti’nde kullanılmıştır. Khun, Hun: Ateş Gök-Türk halkı: Tanrısal halk, göğe [...]

Dogmatik Bilimsel Tutum

Kategoriler Einstein'ın Nesnel İlişkinlik Kuramı, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , |

İpotek Altındaki Akıl Bir Din Olarak Bilim Yaratıcılık Tıkandı, İletişim Çağı “Bilgi”ye Değil “Veri”ye Ulaştığımız Çağ Aydın ile Entelektüel Farkı Beyin de Acıkır Dönemin Fiziği Dönemin Bilinç Biçimlerini Etkiler İlişkinlik Kuramı Aracılığıyla Bilinç Tipimizin Sorgulanması Referans Dizgesi Nedir? Einstein, Freud, Marx Bilincin Yeniden Yapılanmasında Süreç Olgusunu Kavramanın Önemi Eşsüreliliğin Göreliliğini Kavramanın Zorluğu İpotek Altındaki Akıl İç süreçlerin anlaşılması, toplumsal yaşamda karşılaştığımız en önemli hususlardan biridir. Günlük yaşamımızda kendimizden bazı şeyleri isteriz: “Keşke şöyle yapmasaydım!” Öyle yapmamak elimizde mi? İstedik de başarabildik mi? Yapabilir [...]

Fizikteki Paradigma Değişimini Anlamaksızın Felsefe Yapmak Artık Olanaklı Değildir

Kategoriler Einstein'ın Nesnel İlişkinlik Kuramı, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , |

Düşünce Dünyasına Yön Veren Fizik Zaman Nesnenin Dışında Değil Varoluşundadır Hareketsizliğin Olmadığı Yerde Hareket Nasıl Kavranır? En Yüksek Hız Işık Hızıysa Işık Hızının Karesi Nedir? Hareket Eden Nesneden Hareketin Nesne Olarak Görünmesine Uzay, Uzam Değildir Düşünce Dünyasına Yön Veren Fizik Einstein rölativite teorisini iki bölümde ileri sürdü: özel rölativite ve genel rölativite. Genel rölativite halen tartışmalıdır, ama genel rölativite olmaksızın, özel alandaki fiziğin rölativite ile ilgili yorumlanması da pek anlam taşımaz. Anlam taşımaması, düşük hızlarda algıladığımız dünyada, Newton mekaniği ile yetinebilecek, işlerimizi onunla görebilecek kadar fizik bilgisine sahip [...]

Bilincin Bilinçli Kullanılmasının Önündeki Önemli Engel: Bilim Dini

Kategoriler Einstein'ın Nesnel İlişkinlik Kuramı, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , |

Fizik Teorilerinden Hareketle Felsefe Yapmak Bilimde Kesinlik Var mıdır? Aydınlanma Toplumdan Bireye Doğru Bir Akış mıdır? Bilinci Örgütleyen Alışkanlıkların Değiştirilmesi Bilimsel Din Dogmasıyla Yüzleşmek İnan ile İnanç Farkı Hegel’in Çözüme Kavuşturduğu Düşünce Çıkmazı Kullanımlarındaki Farklar Temelinde Bazı Akıl Tipleri Bilincin Tasarımsal Kullanımı Aklın Kullanımı Değildir Fizik Teorilerinden Hareketle Felsefe Yapmak Eşsüreliliğin göreliliğini, uzunluğun kısalmasını, kütlenin hız ile artmasını, doğadaki olası en büyük hızı, kütle ve enerjinin eşdeğerliliğini konuşacağız. Bunlar, öznel ilişkinlik kuramının –Newton fiziğinden ayrım olarak– en önemli farklılıkları getiren; var olanı anlamamızı, değerlendirmemizi etkileyerek [...]

Bilimsel Paradigmayı Değiştiren İlişkinlik Kuramı Anlaşılmadan “Aydınlanma” Olanaklı mıdır?

Kategoriler Einstein'ın Nesnel İlişkinlik Kuramı, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , |

Değişen Çağ ile Kavram İçerikleri de Yenilenir Kant’ın Fenomen ve Numen Ayrımının İrdelenmesi Doğu Başladı Bitirmedi; Batı Ağır Fakat Sağlam İlerledi İlişkisiz Olan Tanımsızdır Nesnel İlişkinlik Kuramı Çağımızın En Devrimci Kuramıdır Bu Kavrayışla Kant’ın Fenomen Olgusuna Yeniden Bakış Hegel, Çıkmazı Nasıl Aştı? Çelişkiden İlişkiye: Relatio, Religare, Relativity Bilmek Bir Şeyin Dönüşümünü Bilmektir Kullandığımız Mantık Yönteminin Güncellenmesi Aydınlanma İçin Zorunludur Hegel’de Doğanın Fiziksel, Kimyasal ve Organik Düzeyde Kavranılması Değişen Çağ ile Kavram İçerikleri de Yenilenir Fizik bilimindeki kavramlardan hareketle, fizik zeminini kullanarak, Einstein’ın ilişkinlik [...]

Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği – 1. Bölüm

Kategoriler Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , |

Estetik ile Güzel Sanat Arasındaki Ayrım Hegel, “Artık Sanat Yapılamaz” Demekle Neyi Kastetti? Zanaatin Sanata Evrilmesi Bir Sanat Yapıtı Estetiğe Eğitilmiş Bir Eleştirmence Değerlendirilebilir Sistematik Felsefenin Tarihsel Gelişimi Neden İlk Felsefenin Yunan’da Başladığı Kabul Edilir? Felsefe Mitos’tan Logos’a Bir Evrilmedir Hayal ve Sanat İlişkisi Estetik Algı Yoksa Etik Oluşamaz! Estetik ile Güzel Sanat Arasındaki Ayrım Estetik ile sanatı karıştırıyor insanlar. Sanat ve estetik problematiği felsefi bir problematik, ama sanatın kendisi doğrudan doğruya sanatın kendi edimleriyle ortaya çıkan bir şey, felsefi bir problem değil. Felsefe sanata [...]

Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği – 2. Bölüm

Kategoriler Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , |

Şizoid Yarılma ve Kolaj Sanatı Picasso “Çirkinin Sanatçısı” Olabilir Mi? Felsefeden Sanata Aristoteles’in Mimesis Kavramı Görünüşü Taklit Değildir Postmodernler Estetiği Neden Yadsır? Şizoid Yarılma ve Kolaj Sanatı Sosyolojinin bize anlattığı, sosyolojiden önce bilmediğimiz soliptik insan; tek tek insan. Bu, sosyolojinin bir önerisi. Gerçekte böyle bir insan yok. Bir toplumsal yapının, kültürel bir ilişkiler ağının içine doğuyoruz. O dili, ortak dili kullanıyoruz. O bizi belirliyor; çevre belirliyor, toplumsal ilişkiler belirliyor. Fakat diyoruz ki “tek insan”. Bu ne demek? İşte, sosyolojinin ileri sürdüğü bu soliptik ben, birey kavramı tasarlanabilir bir şeydir [...]

Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği – 3. Bölüm

Kategoriler Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , |

Sanat Eleştirisinin Sanatçı Üzerindeki Didaktik Etkisi Doğu-Batı Ayrımının Gerekçelendirilmesi: Bir Hegel Eleştirisi Doğu-Batı Estetiğinde Metot Farkı Güzeli Kavrayış Dile Dökülebilir Mi? Sanat Nesnesi Bir Arzu Nesnesi Midir? Sanat Eleştirisinin Sanatçı Üzerindeki Didaktik Etkisi Tarih içinde çeşitli önermeler, çeşitli disiplinler ve bunların birbirleri ile çatışması –ve eleştirel bir biçimde, eğer "gelişme" diye söylenebilecekse– gelişme ya da gelişmeci, ilerlemeci felsefeye karşıt olarak, zaman zaman belirli ilkelerin parladığı, zaman zaman bunların yerine başka ilkelerin geçtiği, yaşam gereksinimleri üzerinden doğan estetik anlayışlar var. Aslında sanat yapıtını veya sanat bilgisini, başka bir deyişle sanat [...]

Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği – 4. Bölüm

Kategoriler Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , |

Postmodern Yapıtın Bir Öncülü Olarak İmgelem Yetisi Tikel Sanatlarda Tam Uygunluk Estetik Bir Deneyim Olarak Tasavvuf ve Sanatta Tam Uygunluk Taşrada Gezen Düşünce: Sembolik Sanat Hint Sanatından Bir Sembolik Sanat Örneği: Ganesha Heykeli Postmodern Yapıtın Bir Öncülü Olarak İmgelem Yetisi Mitosun temeli, insandaki hayal gücü. Bugün buna imgelem yetisi de diyoruz Türkçede; hayal gücü. Bu hayal âlemleri, hayal gücü, kreatif ve toplumsal katılıma açık; bir nevi açık yapıtların –bugünkü postmodern söylemdeki “açık yapıt” kavramının– öncülü sayılabilir. Yani ne demek bu? Bir söylence… O zamanki bağbozumlarında, hasat mevsimlerinde, kahvelerde, meydanlarda [...]

Simge Kavramı ve Simgesel Düşünme

Kategoriler Yazılar|Etiketler: , , , , , , , , , |

İnsan birçok nitelikle yüklü karmaşık bir varlıktır. Niteliklerinin her birine bağlı olarak ele alınabilir ve tanımlanabilir. Birçok bilimsel disiplin, yöntemine ve kuramına bağlı olarak insanı ele almakta ve kendi durduğu yerden insanı incelemektedir. Bilimsel yazına (literatüre) baktığımızda, bu türden denemelerin hepsinin sonuçta yönteme ve kuramın özeğine bağlı olarak belli bir görüşü yansıttığı görülmektedir. Bu nedenle, insan bilimleri üzerine söylenecek hiçbir söz insan kavramını tüketemez; olsa olsa ona bir katkı sağlar. Bunun anlaşılır bir nedeni vardır; şöyle ki insan kendini (insanı) herhangi bir nesneyi incelediği gibi inceleyemez, çünkü bilen ile bilinen aynı olunca, her bilme girişimi bir değişimle sonuçlanır. Bu [...]

Yeryüzünde Bir “Yabancı”

Kategoriler Yazılar|Etiketler: , , , , , , , , , , |

“Toprağın ürününü yemek için ömür boyu zahmet çekeceksin.” Tekvin 3:17 İki dünya savaşının ardından ortaya çıkan “kimlik bunalımı”, insanı, kendisini nasıl tanımlayacağı ve neye inanacağı, neyi ümit edeceği konusunda kararsız kıldı. Ne din kurumu ne de devlet otoriteleri insanlığı bu büyük felâketlere karşı koruyabilmişti. Özellikle Fransız devriminden sonra, tüm dünyada “ulusçu devlet” örgütlenmeleri ile “hümanist” ve “pozitivist” eğitim yaygın olarak kabul gördü. Bu, toplumların yeni varoluş biçimiydi ve bu yeni uygarlık modelinin sloganı da “Bilimsel bilginin ışığında kör inanç, kaba güç ve bağnazlık önlenmelidir” özdeyişiydi. Ancak beklenen olmadı. İki büyük dünya savaşının neden olduğu maddi ve manevi çöküş, aynı [...]

Gelin Tanış Olalım

Kategoriler Yazılar|Etiketler: , , , , , , , , , |

“Gelin tanış olalım; işi kolay kılalım, Yâd isek bilişelim; sevelim sevişelim, Dünya kimseye kalmaz.” Yunus Emre Anadolu kişisi, Doğu ile Batı arasında bulunduğu ve her iki uygarlığı da yakından tanıdığı için anlama ve anlaşmada etkin rol alabilir. Doğu ve Batı uygarlıklarını en temelde ayıran özellik; Doğu’nun “söz” ve “vicdan”, Batı’nın ise “göz” ve “akıl” uygarlığı oluşlarıdır. Söz uygarlığını Uzakdoğu, Sanskrit uygarlığına kadar yaymak olanaklıdır. Doğu “içe dönük”, “sözel-işitsel” ve “meditatif” bir uygarlıktır; dinlerin ve mistik akımların doğduğu yerdir. Yaşamı, simgeler aracılığıyla kavrar ve bir anlam çoklusu içinde yorumlara yer verir; yaşam “niyete bağlı” bir biçimde gelişir, şiir ve edebiyat [...]

Doğu-Batı Estetiği

Kategoriler Yazılar|Etiketler: , , , , , , , , , |

Estetik felsefî bir disiplindir ve konusu sanat, daha açıkçası güzel sanatlardır. Estetik Grekçe bir sözcüktür ve “duyum bilimi”, “duygu bilimi” anlamlarında kullanılmıştır. Ancak bu anlam estetik kavramını doyurucu değildir; çünkü estetik, günümüzde “sanat felsefesi” ya da “güzel sanat felsefesi” anlamında kullanılmaktadır. Estetik, sanatın özünü ve evriminin yasalarını olduğu kadar, güzelin çeşitli dışavurumlarını da inceleyen güzelin bilimidir. Estetik, güzelliğin sağladığı duyusal hazzın incelenmesine indirgenemez; böyle yapıldığında “sanatsal yaratı kuramı” dışta bırakılmış olur. Estetik, gerçekliğin yasalarının bilinmesiyle de yetinemez. Bu türden genellemeler sanatın duyusallığını göz ardı ederek soyutlamalara ulaşır. Sanat nesneleri (eserleri) arzu nesnelerinden ayırt edilir. İnsan arzu nesnelerine onu tüketmek [...]

Kitaplar

Aydınlanma Sorunu ve Değerler | Metin Bobaroğlu

Aydınlanma Sorunu ve Değerler
Metin Bobaroğlu

“İnsan üç kez doğar. Birinci doğum ekin ortamıyla kuşatılmıştır. İkinci doğum eğitime doğmaktır; insan pedagojik, psikolojik ve bilimsel yöntemlerle biçimlendirilir. Üçüncü doğum, insanın kendisinden doğmasıdır ki bu da insanın kendi yaşamına, kendi özgür istenciyle biçim vermesidir.

Kendinden doğan insan devrimcidir. Devrimci insan tarihsel süreci nitel bir sıçramaya taşıyacak koşulları gören ve onu kendisinde bağımsız bir karakter olarak açığa vuran insandır. Kendinden doğan insanlar tarihin özneleridir. Onlar yalnızca kendi bireysel yaşantıları için var değildirler, çoğu zaman da kendi bireysel yaşamlarını hiçe sayarak bir insanlık ülküsüne bütün varlıklarıyla bağlanıp onu kendilerinde bir tutku olarak içselleştirirler.”

Düşünür ve yazar Metin Bobaroğlu, Aydınlanma Sorunu ve Değerler kitabında aydınlanmayı bir sorun olarak ele alıyor. Aydınlanma sürecindeki her insanın düşünsel, psişik, toplumsal ve tinsel yaşamını seçtiği değerlere bağlı olarak oluşturduğunu, toplumsal ve bireysel tinin bu yolla üretildiğini söylüyor. Uygarlığı yaratan temelin değere dönüşen kavramlar olduğunu vurguluyor.

İncele

Simgesel Düşünme | Metin Bobaroğlu

Simgesel Düşünme
Metin Bobaroğlu

Simgesel düşünme, gerçekliğe aşkın bir düşünme biçimidir ve var olan gerçekliğin ötesinde, ideal olanın aranışına olanak sağlar. İdeal olan, kavramlarla sınırlandırılırken, simge bu sınırlan aşmaya yönelik yeni olanaklar sunar. Simge bir göbek bağıdır; anlamaya değil anlayışı geliştirmeye yönelik işlev görür, bilmekten çok keşif ve buluş süreçlerine hizmet eder. Her bilinç simgeyle ilişkisinde bir anlam arayıcısıdır.

İncele