Anadolu Aydınlanması ve Cumhuriyet – 2. Bölüm

2022-10-10T21:39:59+03:00Yazar: |Kategoriler: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , |

Türk devrimi normal koşullarda gerçekleşmiş bir devrim değil, İstiklâl Savaşı’nın içinden muzaffer çıkan bir toplumun kendi bilincine varmasıdır. Yani aydınlanma burada edimsel olarak (fiilen) gerçekleşmiştir. İnsanlara aydınlanmayı fikren anlatmak, onları bir eyleme yönlendirmek içindir.Ama Anadolu halkları, bunu ölüm-kalım savaşı üzerinden, yani başka güvenecek kimsesi kalmadığı için kendine güvenerek, muzaffer bir biçimde kendi kazanmıştır. Ben bunu böyle anlıyorum.Kendini yönetmeyi kazanmak, kendini kazanmaktır. Bu artık başkasına ihale edilemezdi. Efendim, tekrar dönüp monarşi olsaydı, olmaz mıydı? Tarihimiz de güzeldi… Hayır, olmazdı. Çünkü İstanbul’u işgal eden İngilizlerle henüz aramızda ateşkes (mütareke) yok, barış yapılmamış ve o zamanki koşullarda düşmanın gemisine binerek ülkeyi terk eden bir padişahtan söz ediyoruz. Bu, [...]

Anadolu Aydınlanması ve Cumhuriyet – 1. Bölüm

2020-12-29T23:27:20+03:00Yazar: |Kategoriler: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , |

Aydınlanma döneminden sonra Rönesans ve aydınlanma hareketlerinden sonra da birey ve bireycilik önemli bir şekilde Avrupa dünyasında parladı. Bu bireycilik sorunsalı toplumculukla dengelenmiştir ve birey ve birey olma kalıcı modernitenin temel ilkesi olmuştur. Özgürlük, eşitlik ve dayanışma, üç temel ilke, aydınlanmanın doğurduğu ilkelerdi ve bunların topluma yansıması, toplumda karşılık bulması tabii ki bir devrim niteliğinde olmakla birlikte tarihî bir birikimi de gösteriyordu. Ben, toplum ve teori arasındaki ilişkiyi anlamak bakımından, “değişme yeteneği olmayan toplumlar değiştirilemezler” ifadesini şiâr edinmişimdir; yani keyfî bir irade ile toplumlara istediğimizi yaptıramayız. Nasıl ki doğa karşısında insan iradesi, doğanın dirençlerini doğanın kendi yasaları ile işbirliği yaparak aşabilirse ve kendi için kılabilirse, bu toplum için de [...]

Go to Top