Ana Sayfa/Tag: Niyâzî-i Mısrî

Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği – 7. Bölüm

2020-10-07T19:28:13+03:00Yazar: |Kategori: Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , |

Romantik Dönemin Doruğu Olarak Tasavvuf Tasavvuf Sanatının Doruğu Olarak Ferdî Hikmet ve Bunun Modern Sanatla İlişkisi Sembolik Sanatın Doruğunda Mısır Uygarlığının Tine Mabet Arayışı Yunan Klasiğinin Beşer Olarak Âdem Peygamberde de Görülmesi Modern Sanatın Doruğu Performans Sanatı, Ferdî Hikmet ve Performans Sanatının Doruğu Olarak Tasavvuf Sohbeti Tasavvufta Şiir Doğuştur Platon ve Aristoteles’te Sanatın Kaynağı, Hegel’in Dizgesinin Kanıtlanması Sanat Olarak Sema ve Semah Allah’ın "Musavvir" İsmi Üzerinden Sanatsal Yaratım Henüz Modernitenin Başındayız Romantik Dönemin Doruğu Olarak Tasavvuf Felsefe - tasavvuf karşıtlığı varsayılır ama bu karşıtlığın [...]

Doğu-Batı Estetiği

2020-07-04T23:09:11+03:00Yazar: |Kategori: Yazılar|Etiketler: , , , , , , , , , |

Estetik felsefî bir disiplindir ve konusu sanat, daha açıkçası güzel sanatlardır. Estetik Grekçe bir sözcüktür ve “duyum bilimi”, “duygu bilimi” anlamlarında kullanılmıştır. Ancak bu anlam estetik kavramını doyurucu değildir; çünkü estetik, günümüzde “sanat felsefesi” ya da “güzel sanat felsefesi” anlamında kullanılmaktadır. Estetik, sanatın özünü ve evriminin yasalarını olduğu kadar, güzelin çeşitli dışavurumlarını da inceleyen güzelin bilimidir. Estetik, güzelliğin sağladığı duyusal hazzın incelenmesine indirgenemez; böyle yapıldığında “sanatsal yaratı kuramı” dışta bırakılmış olur. Estetik, gerçekliğin yasalarının bilinmesiyle de yetinemez. Bu türden genellemeler sanatın duyusallığını göz ardı ederek soyutlamalara ulaşır. Sanat nesneleri (eserleri) arzu nesnelerinden ayırt edilir. İnsan arzu nesnelerine onu tüketmek [...]

Ekinsel Biçem ve Aydınlanma Sorunu

2020-07-22T02:45:17+03:00Yazar: |Kategori: Yazılar|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , |

Ekin, insanın doğa ve toplum ilişkilerindeki üretimlerinin toplamı ve onları kullanma ve nesilden nesile aktarma biçimidir. Ekin, bir toplumun ortak umutlarını, hedeflerini ve geleceğe bakışını da gösterir. Ekinin, insan topluluklarına ortak kimlik kazandırması, toplum oluşturma özelliği, tarihsel süreçte nesilleri birbirine bağlayarak toplumların belleği ve kimlik sürekliliğini sağlaması, toplumların var olabilmesi bağlamında yaşamsal önem taşır. Ekin, insan yaşamına, “ekip biçme” bağlamında, insan topluluklarının toprağı işlemesiyle girmiştir. Bu bir “üretim süreci”dir; doğanın karşısında diğer dirimli varlıklar gibi “edilgin konum”da bulunan insanın kendini aşmasıdır. Kendi yaşamını biçimlendirmeyi eline aldığı bu aşamada, insan, artık kendisini doğa varlığı olma yanında ekinsel varlık olarak üretmeye [...]

Tasavvuf Edebiyatında Ceviz Simgesi

2020-07-02T00:58:48+03:00Yazar: |Kategori: Yazılar|Etiketler: , , , , , , |

Bilindiği gibi dünya edebiyatında simgesel anlatım çok yaygındır. Bu, edebiyatın bir betimleme sanatı olmasıyla yakından ilgilidir. Felsefî kavramların açık seçik olmasına ve yalnızca insan usuna yönelik oluşturulmasına karşın, edebî metinler akıl ve duyguya aynı anda seslenebilmek için simgesel betimlemelere ağırlık vermiştir. Tasavvuf edebiyatının edebiyat yazımı içinde özgün bir yeri vardır, çünkü onun kullandığı simgeler yalnızca günlük yaşamın duygu ve ruh hâllerine yönelik değildir; aynı zamanda belli bir erekbilimsel bağlamda eğitim amaçlı, simgesel anlatım yolunu tutmuştur. Bu anlatım, kişiliğin yeniden kurulması için yöntemli bir yol izlemektedir. Tasavvufa göre, doğal bilinçle kendini sınırlamış insanın, varoluş gayesine göre kişiliğinin yıkılıp yeniden özgürce [...]