Ana Sayfa/Tag: felsefe

“Görünüş Öz İçin Özseldir”: İmgesiz Olandan Somuta

2020-10-26T01:11:40+03:00Yazar: |Kategori: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , |

Hegel'in Kavramlarının Tasavvufî Karşılıkları "Tin, saf düşünce ile salt dışsal duyusal ve gelip geçici olan şeyler arasındaki doğa ve sonlu gerçeklik ile sonsuz kavramsal düşünme özgürlüğü arasındaki ilk uzlaştırıcı orta terim olarak kendisinden güzel sanat eserleri yaratır." Hegel Georg Wilhelm Friedrich Hegel Sonlu ile sonsuz ancak fiilde realite haline gelir, kavramlaşır: Sonsuz düşüncenin sonlu eşya üzerindeki edimleri ki tevhid dediğimiz budur. Sonlu ve sonsuz arasındaki uzlaştırıcı ilk orta terim sanat eserleridir: görünüşün bizzat kendisi. Immanuel Kant, görünüşlerin özleri yansıtmadığını söyler. Özler bilinemez, bilinenler ancak görünüşlerdir; eş deyişle yalnızca fenomenleri bilir, numenleri bilemeyiz. Numen ile fenomen arasına uçurum koymuşlar. [...]

Olumsuzlama ile Hakikatin İlişkisi Bağlamında Hegel Felsefesi ve İslâm

2020-10-28T00:14:48+03:00Yazar: |Kategori: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , |

Entelektüel ezberlerimizi sorgulayalım: Ezber 1: “Her şey değişir, değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.” Zaman ve mekân kavramları, Kant'ın dediği gibi duyarlığın yetileridir. Düşünmelerimizde sezgisel olarak, bilincimizi ancak bu iki kavramla oluşturabiliriz. Kant, bunların akıl kategorileri değil ama duyarlığın yetisi olduklarını söyler; eş deyişle sezgidirler. Bunu kavramlaştırmaya kalktığımız zaman, düşüncemizin temeli olan "temel", Batılıların ground dediği gibi bir anlamda "yer" yani mekân değildir. Uzay kavramı da zaman kavramı da potansiyel kavramlardır ve biz onları uygulamada realize ederiz. Kant, bu nedenle "sezgidir" demiştir. Haklıdır, çünkü uzay dediğimizde, o uzam değildir. Türkçedeki uzay ile uzamı karıştırmayalım. Uzam, mekânın karşılığı. Uzay, sınırsız-sonsuz bir sezgidir, [...]

Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği – 11. Bölüm

2020-10-07T18:36:50+03:00Yazar: |Kategori: Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , |

Romantik Sanatın Duygu Yükünden İnsansız, Modern Sanata Duchamp’ın Pisuvarı Hakikatin Sanatı ile Sanatın Hakikati Sorunsalı Hakikatin Olup Bitmesinin Esere Konulması Olarak Sanat Romantik Sanatın Duygu Yükünden İnsansız, Modern Sanata Ortega y Gasset, "Modern sanat, insansızlaştırmaya yöneliyor" diyor. Bu, romantik dönemin aşırı duygu yüklü olmasından kaynaklanıyor. Romantik dönemi incelediğinizde, aslında burjuva sanatıdır. Yani köylünün sanatı değildir, burjuvanın ürettiği bir sanattır. Lakin romantik olduğu için, yani kırsalı, kenti, üretim biçimleri ne olursa olsun insan duygularını, her alana hitap eden bir duygusallığı içerdiği için, romantik sanat "demokratik sanat" diye de nitelenmiştir. Demokratik bir [...]

Felsefe Taşı: Kaybolan Kelime

2020-07-04T01:43:14+03:00Yazar: |Kategori: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , |

Dünyada bir kriz yaşanıyor, biliyorsunuz. Bu kriz içinde tabii ki nesnel koşullar var. Belli bir çıkara bağlı davranışlar çeşitli ülkelerde sergileniyor, ama bunun arkasında meşruiyet zemini aramak için karşılıklı iki taraf birtakım değerleri konu ediniyor ve bu değerler üzerine birtakım çatışmaların olduğunu söylüyor. Bunun bir de geçmişi var. Yapmış olduğumuz bütün çalışmalarda aşağı yukarı net bir ayrım olarak koymasak da, koymak istemesek de, dünyada bir Doğu-Batı karşıtlığı, kültürel olarak ve uygarlık bağlamında da uzun yıllardır kamplaşmalar olduğunu, bunun çeşitli biçimlerde giderek insanların inançlarına kadar indirgendiğini ve inançlardan hareket ederek insanların birbirlerine karşı çeşitli biçimde savaşlar yaptıklarını ve yapmak istediklerini [...]

Günümüzde Fiziksiz Felsefe ya da Felsefesiz Fizik Yapmak Olanaklı Değildir

2020-07-04T02:08:21+03:00Yazar: |Kategori: Einstein'ın Nesnel İlişkinlik Kuramı, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , |

“Boşluk Nedir?” Sorusunu Sormanın Olanaksızlığı Bilmediğimizi, Düşünemediğimizi İdrak Etmek Aşkın Tanrı Akledilemeyen Tanrı mı? Felsefenin Konuları ile Kendine Konu Edindikleri Arasındaki Fark Fiziksel Dayanağı Olmayan Bir Evren İçin Esîr Maddesi Yaratmanın Zorunluluğu Karşıtı Tarafından Belirlenmek Duyumlarımıza Bağlı Referans Sistemi Bilgi Üretmek İçin Yeterli midir? Soyutlamanın Yapılamadığı Düşüncede Aşkın Tanrı Var Olmaz “Boşluk Nedir?” Sorusunu Sormanın Olanaksızlığı Newton’un fiziğini, yasalarını tartışmaya açan iki husus, ışık problemi ve hızdır. Işık boşlukta nasıl yayılır? Önce boşluğu düşünelim. Boşluk nasıl bir şey? Nasıl bir şey değil de, nasıl bir şey-siz? [...]

Felsefe Fizikle Çelişirse Ne Olur?

2020-07-04T02:41:13+03:00Yazar: |Kategori: Einstein'ın Nesnel İlişkinlik Kuramı, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , |

İrtifa Kaybeden Figür Olarak Aydın Newton Mekaniği Kıskacındaki İnsan Algı Kalıplarımız Değişmeden Günümüz Fiziğini Anlayamayız İrtifa Kaybeden Figür Olarak Aydın Var olanla kurduğumuz ilişkileri disipline ettiğimizde; sanat, bilim ve felsefe gibi üç ayrı alan elde ediyoruz. En temel anlamda ve en özgün kavramsallıkla, eğer var olan nesne, olay, olgular ile özne arasında “imge” aracılığıyla bir ilişki kuruyorsak, buna sanat diyoruz. Bunu, ayırt edici özellik olarak söylüyoruz. Yoksa imge, bilimsel anlamında, felsefede çok mühimdir ve onun örgütlenmesi, ortaya çıkartılması, konulması, geliştirilmesi için belki de vazgeçilmez bir ögedir. Ancak ayırt edici nitelik olarak [...]

Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği – 3. Bölüm

2020-10-07T19:27:21+03:00Yazar: |Kategori: Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , |

Sanat Eleştirisinin Sanatçı Üzerindeki Didaktik Etkisi Doğu-Batı Ayrımının Gerekçelendirilmesi: Bir Hegel Eleştirisi Doğu-Batı Estetiğinde Metot Farkı Güzeli Kavrayış Dile Dökülebilir Mi? Sanat Nesnesi Bir Arzu Nesnesi Midir? Sanat Eleştirisinin Sanatçı Üzerindeki Didaktik Etkisi Tarih içinde çeşitli önermeler, çeşitli disiplinler ve bunların birbirleri ile çatışması –ve eleştirel bir biçimde, eğer "gelişme" diye söylenebilecekse– gelişme ya da gelişmeci, ilerlemeci felsefeye karşıt olarak, zaman zaman belirli ilkelerin parladığı, zaman zaman bunların yerine başka ilkelerin geçtiği, yaşam gereksinimleri üzerinden doğan estetik anlayışlar var. Aslında sanat yapıtını veya sanat bilgisini, başka bir deyişle sanat [...]

Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği – 2. Bölüm

2020-07-04T23:35:39+03:00Yazar: |Kategori: Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , |

Şizoid Yarılma ve Kolaj Sanatı Picasso “Çirkinin Sanatçısı” Olabilir Mi? Felsefeden Sanata Aristoteles’in Mimesis Kavramı Görünüşü Taklit Değildir Postmodernler Estetiği Neden Yadsır? Şizoid Yarılma ve Kolaj Sanatı Sosyolojinin bize anlattığı, sosyolojiden önce bilmediğimiz soliptik insan; tek tek insan. Bu, sosyolojinin bir önerisi. Gerçekte böyle bir insan yok. Bir toplumsal yapının, kültürel bir ilişkiler ağının içine doğuyoruz. O dili, ortak dili kullanıyoruz. O bizi belirliyor; çevre belirliyor, toplumsal ilişkiler belirliyor. Fakat diyoruz ki “tek insan”. Bu ne demek? İşte, sosyolojinin ileri sürdüğü bu soliptik ben, birey kavramı tasarlanabilir bir şeydir [...]

Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği – 1. Bölüm

2020-07-04T23:38:54+03:00Yazar: |Kategori: Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , |

Estetik ile Güzel Sanat Arasındaki Ayrım Hegel, “Artık Sanat Yapılamaz” Demekle Neyi Kastetti? Zanaatin Sanata Evrilmesi Bir Sanat Yapıtı Estetiğe Eğitilmiş Bir Eleştirmence Değerlendirilebilir Sistematik Felsefenin Tarihsel Gelişimi Neden İlk Felsefenin Yunan’da Başladığı Kabul Edilir? Felsefe Mitos’tan Logos’a Bir Evrilmedir Hayal ve Sanat İlişkisi Estetik Algı Yoksa Etik Oluşamaz! Estetik ile Güzel Sanat Arasındaki Ayrım Estetik ile sanatı karıştırıyor insanlar. Sanat ve estetik problematiği felsefi bir problematik, ama sanatın kendisi doğrudan doğruya sanatın kendi edimleriyle ortaya çıkan bir şey, felsefi bir problem değil. Felsefe sanata [...]

Yöntem Sorunu

2020-07-04T23:49:46+03:00Yazar: |Kategori: Yazılar|Etiketler: , , , , , , , , , , |

En genel olarak yöntem, bir işin gerçekleştirilmesi, bir bilginin elde edilmesi, uygulanması ve çıkan sonuçların değerlendirilmesi için kullanılan yol, yordam olarak tanımlanır. Batı uygarlığında yöntem method olarak terimleştirildi. Antik Yunan’da kanon, örnek ve yöntem olarak kullanılmıştı. Yunan dilinden Arapça’ya, kural ve ilke anlamında kanun diye çevrilmiştir. Ünlü aydınlanmacı Alman düşünürü I. Kant, kanon’u şöyle tanımlamıştır: “Kanon terimiyle, bilgi güçlerinin kullanılışını saptayan önsel ilkelerin topunu anlıyorum.” Yöntem söz konusu olduğunda, onun daha belirgin ve tanımlı kılınması bakımından, “Neyin yöntemi?” ya da “Neyle ilgili yöntem?” diye sorulması gerekir. Bir nesnenin, bir olayın, bir olgunun ve bunlarla olan ilişkinin yöntemi mi? Ya [...]