Ana Sayfa/Tag: Modernizm

Dil ve Dilin Farklı Boyutlarda İncelenmesi – 1. Bölüm

2021-02-01T03:33:50+03:00Yazar: |Kategori: Dil ve Dilin Farklı Boyutlarda İncelenmesi, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , |

Dilde İmgesel ve Simgesel Alan Ayrımı Muhyiddin İbnü'l-Arabî'de Dil ve Anlam Bağlamı Dil-Düşünce-Kültür Üçlemesi Evrensel ile Evrenselci Tutumların Arasındaki Fark Pozitif Bilim, Olumlu Bilim Demek Değildir Aydınlanma Kavramı Doğru Anlaşılıyor mu? Akıl Bir Mekanizmadır, Değer Üretmez Süreçsiz Sonuçlar Anlamsızdır Bir Türk Akademisyenden Gelen Eleştiri Dil Emperyalizmiyle Yön Alan Toplumsal Akıl Evrenselcilik ile Değil Evrensel ile Büyümek Doğu Medeniyetini İçermeyen Üniversite! Humanity Gerçekten Evrensel Bir Kavram mıdır? Atatürk Neden "Truva'nın İntikamını Aldık" Demiştir Batılı Üniversitelerin İbn-i Arabî'yi Anlama Çabası Pozitivizmle Gelen Konformizm ve Robot İnsan [...]

İnsan Üç Kez Doğar

2020-07-02T00:54:47+03:00Yazar: |Kategori: Yazılar|Etiketler: , , , , , , , |

Birinci doğum “ekin ortamı”yla kuşatılmıştır. İkinci doğum “eğitim”e doğmaktır; insan pedagojik, psikolojik ve bilimsel yöntemlerle biçimlendirilir. Üçüncü doğum, “insanın kendisinden doğmasıdır” ki bu da insanın kendi yaşamına kendi özgür istenciyle biçim vermesidir. İnsan dünyaya geldiğinde, genetik özellik, yetenek ve doğal eğilimlerinden başka bir şeyi yoktur. Hangi ekinsel çevreye doğduysa, onun referanslarıyla biçimlenmeye başlar. Anne babasını, ırkını, dinini, coğrafyasını, tarihini, kısaca ekinini seçemez. Kendisine özenle ve sevgiyle sunulan aile ekini, her karşı koyuşunda cezayla sınırlanır; böylece, insan yaşamının bu en savunmasız ve korunmaya gereksinim duyduğu ilk yıllarında baş eğmeye, yetkeye bağlanmaya zorlanır. Giydirilen bu ekinsel kimlik toplumsal çevre içinde sürekli [...]

Değer Üreten Varlık Olarak Etik İnsan

2020-07-05T01:04:37+03:00Yazar: |Kategori: Yazılar|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , |

İnsan için ayırt edici birçok tanım vardır; bu tanımlar çeşitli disiplinlerin damgasını taşırlar. Eğer “etik disiplini” söz konusu olursa, o zaman “İnsan değer üreten bir varlıktır” tanımı öne çıkar. Kuşkusuz, insan yalnızca değer üreten varlığa indirgenemez; nasıl ki yalnızca “düşünen varlık”, “eylem varlığı”, “ahlâk varlığı”, “istenç varlığı”, “toplumsal varlık”, “emek varlığı” vb. tanımlarına indirgenemezse. Aslında her indirgeme bir soyutlamanın ürünüdür ve çeşitli disiplinlerin kendi bağlamlarında yaptıkları soyutlamalarla ortaya çıkan insan tanımları insanın bir yönünü ya da bir niteliğini vurgulamaktan başka bir anlam taşımaz. O halde, şunu söylemek yanlış olmaz sanırım: İnsan soyutlamalarla elde edilen tek tek tanımlara ya da [...]