Ana Sayfa/Tag: vicdan

Akıl Mertebeleri

2020-10-19T19:41:59+03:00Yazar: |Kategori: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , |

1) Akl-ı Meaş Maişet aklı, günlük maaş aldığın çalışmalar, çıkar aklı, bedeni koruyan akıl, bedenin ihtiyaçlarını gideren akıl. Bu aklın ilkesi beslenmek, korunmak, üremektir. Maddidir, duyusal bilincin hizmetindedir, burada değer olmaz. "Akıl mekanizmadır, mekanizma değer üretmez" dediğimiz bu akıldır. 2) Akl-ı Mead Gayiî akıl, ereksel akıl, ahiret aklı. Nihayetine hizmet eder; amaç, erek, gaye. "Gaye" daima nihaîdir, finaldir ve tektir, çoğul olduğu zaman araçlardır. Gaye çok olmaz, çokluk araçlardadır, tüm araçlar bütünlenip tekliğe ulaşır. O zaman gayiî akıl yaşamın gayesine yönelik akıldır, yoksa ara amaçlar hiçbir şey ifade etmez. Manevidir. Mısırlılar "Maat" diye söylerler, tanrı ismidir. Maat tanrısı adalet [...]

Gelin Tanış Olalım

2020-07-04T03:01:56+03:00Yazar: |Kategori: Yazılar|Etiketler: , , , , , , , , , |

“Gelin tanış olalım; işi kolay kılalım, Yâd isek bilişelim; sevelim sevişelim, Dünya kimseye kalmaz.” Yunus Emre Anadolu kişisi, Doğu ile Batı arasında bulunduğu ve her iki uygarlığı da yakından tanıdığı için anlama ve anlaşmada etkin rol alabilir. Doğu ve Batı uygarlıklarını en temelde ayıran özellik; Doğu’nun “söz” ve “vicdan”, Batı’nın ise “göz” ve “akıl” uygarlığı oluşlarıdır. Söz uygarlığını Uzakdoğu, Sanskrit uygarlığına kadar yaymak olanaklıdır. Doğu “içe dönük”, “sözel-işitsel” ve “meditatif” bir uygarlıktır; dinlerin ve mistik akımların doğduğu yerdir. Yaşamı, simgeler aracılığıyla kavrar ve bir anlam çoklusu içinde yorumlara yer verir; yaşam “niyete bağlı” bir biçimde gelişir, şiir ve edebiyat [...]

Uygarlıkta Akıl, Vicdan ve Cesaret

2020-07-22T03:04:02+03:00Yazar: |Kategori: Yazılar|Etiketler: , , , , , , , , , |

Dünyada ortaya çıkan iki temel dünya görüşü, iki temel dil vardır: biri Sanskrit temelli Doğu uygarlığının, diğeri Antik Mısır temelli Batı uygarlığının dili. Bunların çeşitlenmeleri kendi içindedir. Hint-Avrupa dilleri terimi hem İskender’in seferlerinden, İpek Yolu’ndan dolayı iki uygarlık arasındaki ilişkiyi hem de bunların birbirlerinden farklılıklarını gösterir. Mısır’da Hermetik-ezoterik, kapalı, sadece inisiyasyon yoluyla bilgiyi, tutumu, hâli, deneyimleri taliplerine, öğrencilerine açan ama kendi dışına kapatan bir sistem vardı. Buradan ya oradaki gücün zayıflaması ve göçlerin ortaya çıkması ya da belki belirli bir yetkinliğe gelmeleri nedeniyle dünyayı irşat etmek üzere gönderilmiş insanlar olduğunu düşünebiliriz. Her ikisi de bize bir olguyu açıklar. Mısır [...]