Ana Sayfa/Tag: aydınlanma

Akıl Mertebeleri

2020-07-18T23:45:25+03:00Yazar: |Kategori: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , |

1) Akl-ı Meaş Maişet aklı, günlük maaş aldığın çalışmalar, çıkar aklı, bedeni koruyan akıl, bedenin ihtiyaçlarını gideren akıl. Bu aklın ilkesi beslenmek, korunmak, üremektir. Maddidir, duyusal bilincin hizmetindedir, burada değer olmaz. "Akıl mekanizmadır, mekanizma değer üretmez" dediğimiz bu akıldır. 2) Akl-ı Mead Gayiî akıl, ereksel akıl, ahiret aklı. Nihayetine hizmet eder; amaç, erek, gaye. "Gaye" daima nihaîdir, finaldir ve tektir, çoğul olduğu zaman araçlardır. Gaye çok olmaz, çokluk araçlardadır, tüm araçlar bütünlenip tekliğe ulaşır; o zaman gayiî akıl yaşamın gayesine yönelik akıldır, yoksa ara amaçlar hiçbir şey ifade etmez. Manevidir. Mısırlılar "Mead" diye söylerler, tanrı ismidir. Mead tanrısı adalet [...]

Dogmatik Bilimsel Tutum

2020-07-04T23:05:04+03:00Yazar: |Kategori: Einstein'ın Nesnel İlişkinlik Kuramı, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , |

İpotek Altındaki Akıl Bir Din Olarak Bilim Yaratıcılık Tıkandı, İletişim Çağı “Bilgi”ye Değil “Veri”ye Ulaştığımız Çağ Aydın ile Entelektüel Farkı Beyin de Acıkır Dönemin Fiziği Dönemin Bilinç Biçimlerini Etkiler İlişkinlik Kuramı Aracılığıyla Bilinç Tipimizin Sorgulanması Referans Dizgesi Nedir? Einstein, Freud, Marx Bilincin Yeniden Yapılanmasında Süreç Olgusunu Kavramanın Önemi Eşsüreliliğin Göreliliğini Kavramanın Zorluğu İpotek Altındaki Akıl İç süreçlerin anlaşılması, toplumsal yaşamda karşılaştığımız en önemli hususlardan biridir. Günlük yaşamımızda kendimizden bazı şeyleri isteriz: “Keşke şöyle yapmasaydım!” Öyle yapmamak elimizde mi? İstedik de başarabildik mi? Yapabilir [...]

İnsan Üç Kez Doğar

2020-07-02T00:54:47+03:00Yazar: |Kategori: Yazılar|Etiketler: , , , , , , , |

Birinci doğum “ekin ortamı”yla kuşatılmıştır. İkinci doğum “eğitim”e doğmaktır; insan pedagojik, psikolojik ve bilimsel yöntemlerle biçimlendirilir. Üçüncü doğum, “insanın kendisinden doğmasıdır” ki bu da insanın kendi yaşamına kendi özgür istenciyle biçim vermesidir. İnsan dünyaya geldiğinde, genetik özellik, yetenek ve doğal eğilimlerinden başka bir şeyi yoktur. Hangi ekinsel çevreye doğduysa, onun referanslarıyla biçimlenmeye başlar. Anne babasını, ırkını, dinini, coğrafyasını, tarihini, kısaca ekinini seçemez. Kendisine özenle ve sevgiyle sunulan aile ekini, her karşı koyuşunda cezayla sınırlanır; böylece, insan yaşamının bu en savunmasız ve korunmaya gereksinim duyduğu ilk yıllarında baş eğmeye, yetkeye bağlanmaya zorlanır. Giydirilen bu ekinsel kimlik toplumsal çevre içinde sürekli [...]

Ekinsel Biçem ve Aydınlanma Sorunu

2020-07-22T02:45:17+03:00Yazar: |Kategori: Yazılar|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , |

Ekin, insanın doğa ve toplum ilişkilerindeki üretimlerinin toplamı ve onları kullanma ve nesilden nesile aktarma biçimidir. Ekin, bir toplumun ortak umutlarını, hedeflerini ve geleceğe bakışını da gösterir. Ekinin, insan topluluklarına ortak kimlik kazandırması, toplum oluşturma özelliği, tarihsel süreçte nesilleri birbirine bağlayarak toplumların belleği ve kimlik sürekliliğini sağlaması, toplumların var olabilmesi bağlamında yaşamsal önem taşır. Ekin, insan yaşamına, “ekip biçme” bağlamında, insan topluluklarının toprağı işlemesiyle girmiştir. Bu bir “üretim süreci”dir; doğanın karşısında diğer dirimli varlıklar gibi “edilgin konum”da bulunan insanın kendini aşmasıdır. Kendi yaşamını biçimlendirmeyi eline aldığı bu aşamada, insan, artık kendisini doğa varlığı olma yanında ekinsel varlık olarak üretmeye [...]

Mitos Evreni

2020-07-01T18:58:13+03:00Yazar: |Kategori: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , |

Antik Yunan’da Ksenofanes’in (İ.Ö. 565-470) Homeros ve Hesiodos’un tanrısal mitos anlatımlarını eleştirmesi ve yadsıması sonucunda, mitler din ve metafizikten arındırılmış ve bağımsız bir mitos öğretisi ortaya çıkmıştır. Ancak yaşamdan yansıtılarak oluşturulmuş mitoslar, bu kez yaşamdan kopuk ansal kurgular biçimini almıştır. Günümüzde psikolojide ortaya çıkan gelişmeler, insan davranışlarının arkasında simgesel (arketipal) bir altyapının etkin olduğunu ortaya çıkarttığı için, “mitos” yeniden önem kazanmıştır. Artık mitosa bir zamanlar olmuş bitmiş fantastik masallar gözüyle bakılmamakta, aksine, yaşayıp gelen ve halen yaşamakta olan, insan davranışlarını etkileyen ve yaşamın anlamlandırılmasında etkinliği olan bir öğe gözüyle bakılmaktadır. Mitlerin yapısını ve işlevini anlamak, insan düşüncesinin oluşmasına ışık [...]

Atatürk Önderdir

2020-07-22T03:08:11+03:00Yazar: |Kategori: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , |

Öncelikle tabiî ulusumuza başsağlığı diliyorum, hatta bütün insanlığa başsağlığı diliyorum; çünkü Atatürk sadece bizim ulusumuz için değil, bütün insanlık için bir önder. Ne yönden? Yaptığı başarılar, kurduğu Cumhuriyet yönünden de sayılabilir ama aydınlanma yönünden bir önder. Ben daha çok Atatürk’ün aydınlanmayla ilgili yönüne değineceğim. Çünkü tarih sadece olay ve olgulardan oluşmaz, bu olay ve olguları yönlendiren, onun içinde özne değeri taşıyan insanlardan da oluşur. Dolayısıyla, eğer biz tarihte, insanları, önderleri veya bilgeleri, filozofları, sanatçıları göz ardı edip tarihi anlarken sadece olay ve olgulara bakarsak, o zaman yanılgılara uğrayabiliriz. Bu bakımdan Atatürk’ü önemsiyorum; sadece bizim ulusumuz için değil, insanlık için [...]

Anadolu Aydınlanması ve Cumhuriyet – 1. Bölüm

2020-07-05T01:58:11+03:00Yazar: |Kategori: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , |

Aydınlanma döneminden sonra Rönesans ve aydınlanma hareketlerinden sonra da birey ve bireycilik önemli bir şekilde Avrupa dünyasında parladı. Bu bireycilik sorunsalı toplumculukla dengelenmiştir ve birey ve birey olma kalıcı modernitenin temel ilkesi olmuştur. Özgürlük, eşitlik ve dayanışma, üç temel ilke, aydınlanmanın doğurduğu ilkelerdi ve bunların topluma yansıması, toplumda karşılık bulması tabii ki bir devrim niteliğinde olmakla birlikte tarihî bir birikimi de gösteriyordu. Ben, toplum ve teori arasındaki ilişkiyi anlamak bakımından, “değişme yeteneği olmayan toplumlar değiştirilemezler” ifadesini şiâr edinmişimdir; yani keyfî bir irade ile toplumlara istediğimizi yaptıramayız. Nasıl ki doğa karşısında insan iradesi, doğanın dirençlerini doğanın kendi yasaları ile işbirliği yaparak aşabilirse ve kendi için kılabilirse, bu toplum için de [...]