Ana Sayfa/Tag: seyr-i sülûk

“Mantıku’t-Tayr”a Hermeneutik Bir Yaklaşım

2020-10-26T01:23:10+03:00Yazar: |Kategori: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , |

Rab Simgeselliği Mantıku't-Tayr diye bir kitap vardır, biliyorsunuz. İlginç tabii, “tayyare”den geliyor. Feridüddin Attar, Mantıku't-Tayr adlı eserinde, seyr-i sülûk olarak tasavvufun sanatsal etkisini simgesel sanat tarzında ifşâ ediyor. Fakat bu simgesellik, romantik simgeselliktir. Hegel'in klasik öncesi simgeselliğini biliyorsunuz; ön simgesellik, sonra simgesel sanat gelir ki bunu sanatın başlangıcı olarak kabul eder, klasik sanatta tam uygunluğa ulaşır ve simgesel sanatla biter. Klasik sanat, sanatın aslında "olup bittiği" bir konumdur. Fakat sonra, klasik sanat romantik sanat tarafından yadsınır ve sanat, yani insan tini, klasik sanatta doymadığı için romantik sanatın tinselliğinin dışavurumlarına geçtiği zaman aslında tam uygunluğu tekrar bozar; yani form ve içerik [...]

Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği – 8. Bölüm

2020-10-07T18:41:59+03:00Yazar: |Kategori: Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , |

Seyr-i Sülûk Bir Bakıma Performans Sanatıdır Tinsel Olan Niçin Dışlaşmak İster? Platon’da “Güzel” Nedir, Nerededir? Aristoteles’te “Güzel” Nedir, Nerededir? Kant, Hegel ve Heidegger’de "Öz"ün Görünüşe Çıkması Olarak Fenomen ve Numen Klasik Sanattan Romantik Sanata: Bedenin Tine Dışsal Oluşu İfade Bakımından Tikel Sanatların Sınıflandırılması Plotinos’ta “Güzel”in Özgün ve Özgür Olanla Bağlantısı Seyr-i Sülûk Bir Bakıma Performans Sanatıdır Platonik olan, gayeye bağlı olan [akıl] intellectus’tur; ratio değil. Intellectus (entelekya) ile eylemlerimizden doğan ve önümüzde yolu olmayan, ama eylemlerimizin gayeye bağlı olarak yol oluşturduğu bir “seyr” ve “sülûk”tan söz [...]

Tasavvuf Edebiyatında Ceviz Simgesi

2020-07-02T00:58:48+03:00Yazar: |Kategori: Yazılar|Etiketler: , , , , , , |

Bilindiği gibi dünya edebiyatında simgesel anlatım çok yaygındır. Bu, edebiyatın bir betimleme sanatı olmasıyla yakından ilgilidir. Felsefî kavramların açık seçik olmasına ve yalnızca insan usuna yönelik oluşturulmasına karşın, edebî metinler akıl ve duyguya aynı anda seslenebilmek için simgesel betimlemelere ağırlık vermiştir. Tasavvuf edebiyatının edebiyat yazımı içinde özgün bir yeri vardır, çünkü onun kullandığı simgeler yalnızca günlük yaşamın duygu ve ruh hâllerine yönelik değildir; aynı zamanda belli bir erekbilimsel bağlamda eğitim amaçlı, simgesel anlatım yolunu tutmuştur. Bu anlatım, kişiliğin yeniden kurulması için yöntemli bir yol izlemektedir. Tasavvufa göre, doğal bilinçle kendini sınırlamış insanın, varoluş gayesine göre kişiliğinin yıkılıp yeniden özgürce [...]