Ana Sayfa/Tag: Aristoteles

Felsefe Taşı: Kaybolan Kelime

2020-07-04T01:43:14+03:00Yazar: |Kategori: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , |

Dünyada bir kriz yaşanıyor, biliyorsunuz. Bu kriz içinde tabii ki nesnel koşullar var. Belli bir çıkara bağlı davranışlar çeşitli ülkelerde sergileniyor, ama bunun arkasında meşruiyet zemini aramak için karşılıklı iki taraf birtakım değerleri konu ediniyor ve bu değerler üzerine birtakım çatışmaların olduğunu söylüyor. Bunun bir de geçmişi var. Yapmış olduğumuz bütün çalışmalarda aşağı yukarı net bir ayrım olarak koymasak da, koymak istemesek de, dünyada bir Doğu-Batı karşıtlığı, kültürel olarak ve uygarlık bağlamında da uzun yıllardır kamplaşmalar olduğunu, bunun çeşitli biçimlerde giderek insanların inançlarına kadar indirgendiğini ve inançlardan hareket ederek insanların birbirlerine karşı çeşitli biçimde savaşlar yaptıklarını ve yapmak istediklerini [...]

Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği – 7. Bölüm

2020-07-04T01:40:13+03:00Yazar: |Kategori: Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , |

Romantik Dönemin Doruğu Olarak Tasavvuf Tasavvuf Sanatının Doruğu Olarak Ferdî Hikmet ve Bunun Modern Sanatla İlişkisi Sembolik Sanatın Doruğunda Mısır Uygarlığının Tine Mabet Arayışı Yunan Klasiğinin Beşer Olarak Âdem Peygamberde de Görülmesi Modern Sanatın Doruğu Performans Sanatı, Ferdî Hikmet ve Performans Sanatının Doruğu Olarak Tasavvuf Sohbeti Tasavvufta Şiir Doğuştur Platon ve Aristoteles’te Sanatın Kaynağı, Hegel’in Dizgesinin Kanıtlanması Sanat Olarak Sema ve Semah Allah’ın "Musavvir" İsmi Üzerinden Sanatsal Yaratım Henüz Modernitenin Başındayız Romantik Dönemin Doruğu Olarak Tasavvuf Felsefe - tasavvuf karşıtlığı varsayılır ama bu karşıtlığın [...]

Günümüzde Fiziksiz Felsefe ya da Felsefesiz Fizik Yapmak Olanaklı Değildir

2020-07-04T02:08:21+03:00Yazar: |Kategori: Einstein'ın Nesnel İlişkinlik Kuramı, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , |

“Boşluk Nedir?” Sorusunu Sormanın Olanaksızlığı Bilmediğimizi, Düşünemediğimizi İdrak Etmek Aşkın Tanrı Akledilemeyen Tanrı mı? Felsefenin Konuları ile Kendine Konu Edindikleri Arasındaki Fark Fiziksel Dayanağı Olmayan Bir Evren İçin Esîr Maddesi Yaratmanın Zorunluluğu Karşıtı Tarafından Belirlenmek Duyumlarımıza Bağlı Referans Sistemi Bilgi Üretmek İçin Yeterli midir? Soyutlamanın Yapılamadığı Düşüncede Aşkın Tanrı Var Olmaz “Boşluk Nedir?” Sorusunu Sormanın Olanaksızlığı Newton’un fiziğini, yasalarını tartışmaya açan iki husus, ışık problemi ve hızdır. Işık boşlukta nasıl yayılır? Önce boşluğu düşünelim. Boşluk nasıl bir şey? Nasıl bir şey değil de, nasıl bir şey-siz? [...]

Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği – 5. Bölüm

2020-07-04T23:19:24+03:00Yazar: |Kategori: Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , |

Saltık İdea Olarak Güzelin Sanat Biçiminde Dışavurumu Tin’in Kendini Duyuların Önüne Koyarak Bilmesi Olarak Sanat Mitlerden Sembolik Sanata, Sembolikten Klasiğe ve Romantik Sanata Geçiş İnsan Edimselliğinin Ürünü Olarak Sanat ve Sanatın Tasavvufla Kesiştiği Kavşak Hakikatin Ön Sembol Aracılığıyla Anlatımı Art Sözcüğü ve Sanatta Karakter Saltık İdea Olarak Güzelin Sanat Biçiminde Dışavurumu Bir sanat tarihi yapmak icap ederse, tarihsel olarak Antik Yunan'dan günümüze kadar, sanatın kategorize edilmiş, sınıflandırılmış ve tek tek sanat yapıtlarında, örneklerinde bir anlatımlar manzumesi vardır; yani ansiklopedik yaklaşım. Bir de gene ansiklopedik bir yaklaşım ama zorunlu [...]

Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği – 2. Bölüm

2020-07-04T23:35:39+03:00Yazar: |Kategori: Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , |

Şizoid Yarılma ve Kolaj Sanatı Picasso “Çirkinin Sanatçısı” Olabilir Mi? Felsefeden Sanata Aristoteles’in Mimesis Kavramı Görünüşü Taklit Değildir Postmodernler Estetiği Neden Yadsır? Şizoid Yarılma ve Kolaj Sanatı Sosyolojinin bize anlattığı, sosyolojiden önce bilmediğimiz soliptik insan; tek tek insan. Bu, sosyolojinin bir önerisi. Gerçekte böyle bir insan yok. Bir toplumsal yapının, kültürel bir ilişkiler ağının içine doğuyoruz. O dili, ortak dili kullanıyoruz. O bizi belirliyor; çevre belirliyor, toplumsal ilişkiler belirliyor. Fakat diyoruz ki “tek insan”. Bu ne demek? İşte, sosyolojinin ileri sürdüğü bu soliptik ben, birey kavramı tasarlanabilir bir şeydir [...]

Değer Üreten Varlık Olarak Etik İnsan

2020-07-05T01:04:37+03:00Yazar: |Kategori: Yazılar|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , |

İnsan için ayırt edici birçok tanım vardır; bu tanımlar çeşitli disiplinlerin damgasını taşırlar. Eğer “etik disiplini” söz konusu olursa, o zaman “İnsan değer üreten bir varlıktır” tanımı öne çıkar. Kuşkusuz, insan yalnızca değer üreten varlığa indirgenemez; nasıl ki yalnızca “düşünen varlık”, “eylem varlığı”, “ahlâk varlığı”, “istenç varlığı”, “toplumsal varlık”, “emek varlığı” vb. tanımlarına indirgenemezse. Aslında her indirgeme bir soyutlamanın ürünüdür ve çeşitli disiplinlerin kendi bağlamlarında yaptıkları soyutlamalarla ortaya çıkan insan tanımları insanın bir yönünü ya da bir niteliğini vurgulamaktan başka bir anlam taşımaz. O halde, şunu söylemek yanlış olmaz sanırım: İnsan soyutlamalarla elde edilen tek tek tanımlara ya da [...]

Ütopya

2020-07-05T01:25:58+03:00Yazar: |Kategori: Yazılar|Etiketler: , , , , , , , , , , , , |

Antik Yunan’da felsefe, Aristoteles’le sistematik bir bütünlüğe kavuşmuştur. Farklı disiplinler arasında birliği sağlayacak mantıksal bir yöntem uygulanmıştır. Aristo ile birlikte felsefe, düzyazı ile mantıksal ve tözsel tutarlılık içinde ussal bir anlatım kazanmıştır. Aristo öncesi filozoflar ve özellikle ön Sokratikler ise, felsefeyi şiir biçimi ile ifade etmişlerdir. Aristo felsefesi katı cisim felsefesidir; uzayda yer kaplayan bir cismin “şimdi ve burada”ki konumunu, töz ve ilinekler birliği yolu ile ussal kavrama taşımıştır. Antik Yunan’da zaman ritmik bir zaman anlayışıdır, geçmiş ve gelecek zaman kiplerini gerçeklik için kullanmaz. Antik Yunan zaman anlayışı, ritmik döngüsel zamandı. Doğanın döngüselliğine güvenilmiş ve o güven içinde rahat [...]

Sanat Bilimi Üzerine

2020-07-16T03:12:45+03:00Yazar: |Kategori: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , |

Genellikle Immanuel Kant’a kadar –gerçi antik dönemde Aristoteles’te de vardır ama– ağırlıklı olarak sanat, hep muhayyilenin, hayal gücünün ürünü olarak aklı devredışı bırakan ve hayranlık uyandıran bir süreç gibi anlatılmış, nitekim literatürde de böyle yansıtılmıştır. Ama Kant’tan sonra, özellikle Hegel –onun Kant’a yaptığı eleştiri ile birlikte– “Hayır, sanat yalnızca bizim hayal gücümüzün bir ürünü değildir,” der. Hayal gücü, dış dünya nesnelerinden gelen verileri alıp, onları işleyip sinematografik bir biçimde –rüya gibi– çeşitlendirerek birtakım ürünler ortaya koyabilir, ama aynı zamanda biz aklımızla bu sanat ürünleri hakkında yargıda bulunuruz; yani şu by-pass olan akıl devreye girer. O zaman sanat sadece bir hayal ürünü [...]

Felsefe

2020-07-22T02:58:17+03:00Yazar: |Kategori: Yazılar|Etiketler: , , , , , , , , |

Platon’dan günümüze insanı felsefe yapmaya yönelten şey, onun kendisini bir aradurum içerisinde görmüş olmasıdır. İnsan kendisini çevreleyen doğa ile kendisini aşan sonsuzluk (Tanrı) arasında kalmıştır. İnsanın bu arada kalmışlığı, Platon ve Aristoteles’ten beri hep bir şaşkınlık ve merak konusu olmuştur. Bu merak, nesne, olgu, olay ve evren bilmecesi karşısında olduğu kadar, insanın kendi iç dünyası için de duyulmuştur. Felsefe tarihini oluşturan olumlu olumsuz tüm çözüm denemeleri, hep bu arada kalmışlığı kavramaya yöneliktir. Bu temel durumdan hareketle pek çok felsefi sav ileri sürülmüş ve çeşitli düşünce disiplinleri oluşmuştur. Felsefe, insan kültürünün kökenlerinde yer alan ve onunla birlikte ortaya çıkmış bir [...]