Ana Sayfa/Tag: Hegel

“Mantıku’t-Tayr”a Hermeneutik Bir Yaklaşım

2020-10-26T01:23:10+03:00Yazar: |Kategori: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , |

Rab Simgeselliği Mantıku't-Tayr diye bir kitap vardır, biliyorsunuz. İlginç tabii, “tayyare”den geliyor. Feridüddin Attar, Mantıku't-Tayr adlı eserinde, seyr-i sülûk olarak tasavvufun sanatsal etkisini simgesel sanat tarzında ifşâ ediyor. Fakat bu simgesellik, romantik simgeselliktir. Hegel'in klasik öncesi simgeselliğini biliyorsunuz; ön simgesellik, sonra simgesel sanat gelir ki bunu sanatın başlangıcı olarak kabul eder, klasik sanatta tam uygunluğa ulaşır ve simgesel sanatla biter. Klasik sanat, sanatın aslında "olup bittiği" bir konumdur. Fakat sonra, klasik sanat romantik sanat tarafından yadsınır ve sanat, yani insan tini, klasik sanatta doymadığı için romantik sanatın tinselliğinin dışavurumlarına geçtiği zaman aslında tam uygunluğu tekrar bozar; yani form ve içerik [...]

“Görünüş Öz İçin Özseldir”: İmgesiz Olandan Somuta

2020-10-26T01:11:40+03:00Yazar: |Kategori: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , |

Hegel'in Kavramlarının Tasavvufî Karşılıkları "Tin, saf düşünce ile salt dışsal duyusal ve gelip geçici olan şeyler arasındaki doğa ve sonlu gerçeklik ile sonsuz kavramsal düşünme özgürlüğü arasındaki ilk uzlaştırıcı orta terim olarak kendisinden güzel sanat eserleri yaratır." Hegel Georg Wilhelm Friedrich Hegel Sonlu ile sonsuz ancak fiilde realite haline gelir, kavramlaşır: Sonsuz düşüncenin sonlu eşya üzerindeki edimleri ki tevhid dediğimiz budur. Sonlu ve sonsuz arasındaki uzlaştırıcı ilk orta terim sanat eserleridir: görünüşün bizzat kendisi. Immanuel Kant, görünüşlerin özleri yansıtmadığını söyler. Özler bilinemez, bilinenler ancak görünüşlerdir; eş deyişle yalnızca fenomenleri bilir, numenleri bilemeyiz. Numen ile fenomen arasına uçurum koymuşlar. [...]

Olumsuzlama ile Hakikatin İlişkisi Bağlamında Hegel Felsefesi ve İslâm

2020-10-28T00:14:48+03:00Yazar: |Kategori: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , |

Entelektüel ezberlerimizi sorgulayalım: Ezber 1: “Her şey değişir, değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.” Zaman ve mekân kavramları, Kant'ın dediği gibi duyarlığın yetileridir. Düşünmelerimizde sezgisel olarak, bilincimizi ancak bu iki kavramla oluşturabiliriz. Kant, bunların akıl kategorileri değil ama duyarlığın yetisi olduklarını söyler; eş deyişle sezgidirler. Bunu kavramlaştırmaya kalktığımız zaman, düşüncemizin temeli olan "temel", Batılıların ground dediği gibi bir anlamda "yer" yani mekân değildir. Uzay kavramı da zaman kavramı da potansiyel kavramlardır ve biz onları uygulamada realize ederiz. Kant, bu nedenle "sezgidir" demiştir. Haklıdır, çünkü uzay dediğimizde, o uzam değildir. Türkçedeki uzay ile uzamı karıştırmayalım. Uzam, mekânın karşılığı. Uzay, sınırsız-sonsuz bir sezgidir, [...]

Kant Felsefesinin Üç İlkesi: Bir, Birlik, Bütünlük

2020-10-26T01:18:19+03:00Yazar: |Kategori: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , |

Tanrı Bir İlke Midir? Immanuel Kant'ın felsefesi, etik ve estetik üzerine, bir başka deyişle yaşamın tüm görünüşleri üzerine tümellerle yazılmış felsefî değerlendirmelerdir. Kant, felsefesini üç ilke ile kurmuştur. Daha sonra Hegel'in, bu üç ilkenin tesiri altında kalarak üçlemeler yaptığı söylenir. İkisi de teoloji okuduklarından, Hıristiyanlığın teslis kuramından etkilendikleri için felsefelerini böyle üçlemelerle anlattıkları söylenmiştir. Bu tarz eleştiriler olsa da Kant'ın bu üç ilkesine baktığımız zaman, din için gerekli olanın, içerik olarak felsefî olduğu kanısına da kapılabiliriz. Dolayısıyla, o eleştirilere katılmayabiliriz. Bilinç için içeriğin, felsefe, sanat ve din için aynı hayatın içinden değerlendirilmiş, devşirilmiş olması onları zaten birbirine benzer kılar. Kant'ın [...]

Zihin, Hayal ve Us

2020-10-26T01:11:26+03:00Yazar: |Kategori: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , |

Bir Üçleme: Çırak, Kalfa, Usta Doğu-Batı kavramının aslı, Doğu Roma - Batı Roma kavramından çıkmıştır. Daha sonra bunun içerikleri değiştirilmiş, Doğu kültürü - Batı kültürü tarzında bir eksen kaydırmasına uğramıştır. İstanbul'un fethedilmesinden sonra, doğu –daha çok Müslümanlar için– İslâm medeniyeti olarak kabul edilir; batı denildiği zamansa Hıristiyan medeniyeti. Bu medeniyet anlatımı, bugünkü modern düşünceye göre uygarlık düzeyinde bir anlatımdansa, kültür düzeyinde bir anlatımdır. Kültür anlamında doğu-batı olarak da söylenmiştir. Ancak benim çalışmalarımda kullandığım bu “doğu-batı” kavramı, “göz uygarlığı” ve “söz uygarlığı” anlamında bir ayrımdır. Yunan uygarlığını, temelde sözü felsefe düzeyinde kullanıyor olmasına karşın, “göz uygarlığı” diye ele alıyorum. Bunun karşıtı [...]

Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği – 12. Bölüm

2020-10-07T18:34:32+03:00Yazar: |Kategori: Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , |

Tasavvufta Güzel Doğduğunun, Öldüğünün Farkında Olmayanlar; Rüya ve Sembol Eril Felsefe, Dişil İmgelem Tinin Görüngübilimi “Lâ İlâhe”, Mantık Bilimi İse “İllallah”tır Schelling ile Hegel’in “Güzel” Tanımlarının Farkı Nedir? Sanatçının Sanatında Kendini Kaybederek Kendini Bulması Tasavvufta Güzel Nasihat ile güzel ahlâk sahibi olamayız. Ancak pratik ile olur ama bizim bu pratik içinde güvenilir bir yolda olup olmadığımızın sorunsalı var. Zihin ile değil, ruhsal deneyimler ve ruhsal etkilenmelerle güzel ahlâk olabilir diye düşünüyorum. Bunun için de beden, akıl, ruh ve toplumsal ilişkiler gibi mertebelerde bir harmoninin olması lazım. Bu harmoni, [...]

Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği – 11. Bölüm

2020-10-07T18:36:50+03:00Yazar: |Kategori: Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , |

Romantik Sanatın Duygu Yükünden İnsansız, Modern Sanata Duchamp’ın Pisuvarı Hakikatin Sanatı ile Sanatın Hakikati Sorunsalı Hakikatin Olup Bitmesinin Esere Konulması Olarak Sanat Romantik Sanatın Duygu Yükünden İnsansız, Modern Sanata Ortega y Gasset, "Modern sanat, insansızlaştırmaya yöneliyor" diyor. Bu, romantik dönemin aşırı duygu yüklü olmasından kaynaklanıyor. Romantik dönemi incelediğinizde, aslında burjuva sanatıdır. Yani köylünün sanatı değildir, burjuvanın ürettiği bir sanattır. Lakin romantik olduğu için, yani kırsalı, kenti, üretim biçimleri ne olursa olsun insan duygularını, her alana hitap eden bir duygusallığı içerdiği için, romantik sanat "demokratik sanat" diye de nitelenmiştir. Demokratik bir [...]

Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği – 9. Bölüm

2020-10-07T18:47:29+03:00Yazar: |Kategori: Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , |

Kant’ta Estetik Güzelin Deha ile İlişkisi “Sonlu” ile “Sonsuz” Karşıtlığı Sorunsalının Aşılması Ebru Sanat mıdır? Ruh Birliği: Şiir, Konu Birliği: Düzyazı Kant’ta Estetik Kant, sanatın estetik olması yani “güzel”in tanımlaması üzerinden konuşurken, “Görünüşler, fenomenler bilinir, numen bilinmez” dediği zaman önemli bir şey söylüyordu. Söylediği önemli şey şu: Görünüşler, fenomenler, doğada birbirinin dışında varoluşlardır. Dolayısıyla bunların hiçbiri saltık, mutlak olmadığı için, her biri birbirine göreli, izafi olduğu için bunun bilimi olmaz. Kant'a göre estetik bir bilim değildir. Nedir? “Duyarlık, hayal gücü ve zevk gibi insan fakültelerine hitap eden fenomenlerdir.” Bu anlamıyla, [...]

Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği – 8. Bölüm

2020-10-07T18:41:59+03:00Yazar: |Kategori: Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , |

Seyr-i Sülûk Bir Bakıma Performans Sanatıdır Tinsel Olan Niçin Dışlaşmak İster? Platon’da “Güzel” Nedir, Nerededir? Aristoteles’te “Güzel” Nedir, Nerededir? Kant, Hegel ve Heidegger’de "Öz"ün Görünüşe Çıkması Olarak Fenomen ve Numen Klasik Sanattan Romantik Sanata: Bedenin Tine Dışsal Oluşu İfade Bakımından Tikel Sanatların Sınıflandırılması Plotinos’ta “Güzel”in Özgün ve Özgür Olanla Bağlantısı Seyr-i Sülûk Bir Bakıma Performans Sanatıdır Platonik olan, gayeye bağlı olan [akıl] intellectus’tur; ratio değil. Intellectus (entelekya) ile eylemlerimizden doğan ve önümüzde yolu olmayan, ama eylemlerimizin gayeye bağlı olarak yol oluşturduğu bir “seyr” ve “sülûk”tan söz [...]

Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği – 7. Bölüm

2020-10-07T19:28:13+03:00Yazar: |Kategori: Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , |

Romantik Dönemin Doruğu Olarak Tasavvuf Tasavvuf Sanatının Doruğu Olarak Ferdî Hikmet ve Bunun Modern Sanatla İlişkisi Sembolik Sanatın Doruğunda Mısır Uygarlığının Tine Mabet Arayışı Yunan Klasiğinin Beşer Olarak Âdem Peygamberde de Görülmesi Modern Sanatın Doruğu Performans Sanatı, Ferdî Hikmet ve Performans Sanatının Doruğu Olarak Tasavvuf Sohbeti Tasavvufta Şiir Doğuştur Platon ve Aristoteles’te Sanatın Kaynağı, Hegel’in Dizgesinin Kanıtlanması Sanat Olarak Sema ve Semah Allah’ın "Musavvir" İsmi Üzerinden Sanatsal Yaratım Henüz Modernitenin Başındayız Romantik Dönemin Doruğu Olarak Tasavvuf Felsefe - tasavvuf karşıtlığı varsayılır ama bu karşıtlığın [...]