Ana Sayfa/Tag: özbilinç

“Yapay Zekâ” Üzerine Söyleşi

2020-11-01T20:38:40+03:00Yazar: |Kategori: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , |

Pitagoras Çağı Bitiyor, Platon Çağına Giriyoruz… Ayşe Acar: Yapay Zekâ denildiğinde en çok konuşulan konuların başında Teknolojik Tekillik geliyor. Süper bir Yapay Zekânın gelecekte tüm dünyayı ele geçireceğine ve insanlığın sonunu getireceğine dair bir kaygı bu. Benim “teknolojik tekillik”ten anladığım bu değil. Süper bir bilgisayarda değil internette bir tekillik olabilir diyorum. Burada önemli olan ağ ve veri. Gelecekte Süper Yapay Zekâ olarak karşımıza çıkacak olan şeyin ‘Biz’ olduğunu düşünüyorum. Örneğin, Google’da her arama yaptığımızda Google yapay zekâsı gelişiyor; bizden aldığı verilerle evet ama bu gelişen şey ‘Biz’in kendisi. İnsanlık geçmişine ait veriler var ve şimdi de Google’ı aktif olarak kullanan [...]

“Görünüş Öz İçin Özseldir”: İmgesiz Olandan Somuta

2020-10-26T01:11:40+03:00Yazar: |Kategori: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , |

Hegel'in Kavramlarının Tasavvufî Karşılıkları "Tin, saf düşünce ile salt dışsal duyusal ve gelip geçici olan şeyler arasındaki doğa ve sonlu gerçeklik ile sonsuz kavramsal düşünme özgürlüğü arasındaki ilk uzlaştırıcı orta terim olarak kendisinden güzel sanat eserleri yaratır." Hegel Georg Wilhelm Friedrich Hegel Sonlu ile sonsuz ancak fiilde realite haline gelir, kavramlaşır: Sonsuz düşüncenin sonlu eşya üzerindeki edimleri ki tevhid dediğimiz budur. Sonlu ve sonsuz arasındaki uzlaştırıcı ilk orta terim sanat eserleridir: görünüşün bizzat kendisi. Immanuel Kant, görünüşlerin özleri yansıtmadığını söyler. Özler bilinemez, bilinenler ancak görünüşlerdir; eş deyişle yalnızca fenomenleri bilir, numenleri bilemeyiz. Numen ile fenomen arasına uçurum koymuşlar. [...]

Kant Felsefesinin Üç İlkesi: Bir, Birlik, Bütünlük

2020-10-26T01:18:19+03:00Yazar: |Kategori: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , |

Tanrı Bir İlke Midir? Immanuel Kant'ın felsefesi, etik ve estetik üzerine, bir başka deyişle yaşamın tüm görünüşleri üzerine tümellerle yazılmış felsefî değerlendirmelerdir. Kant, felsefesini üç ilke ile kurmuştur. Daha sonra Hegel'in, bu üç ilkenin tesiri altında kalarak üçlemeler yaptığı söylenir. İkisi de teoloji okuduklarından, Hıristiyanlığın teslis kuramından etkilendikleri için felsefelerini böyle üçlemelerle anlattıkları söylenmiştir. Bu tarz eleştiriler olsa da Kant'ın bu üç ilkesine baktığımız zaman, din için gerekli olanın, içerik olarak felsefî olduğu kanısına da kapılabiliriz. Dolayısıyla, o eleştirilere katılmayabiliriz. Bilinç için içeriğin, felsefe, sanat ve din için aynı hayatın içinden değerlendirilmiş, devşirilmiş olması onları zaten birbirine benzer kılar. Kant'ın [...]