About Metin Bobaroğlu

Bu Üye henüz herhangi bir bilgi doldurmadı.
So far Metin Bobaroğlu has created 118 blog entries.

Atatürk Önderdir

2020-07-22T03:08:11+03:00Yazar: |Kategoriler: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , |

Öncelikle tabiî ulusumuza başsağlığı diliyorum, hatta bütün insanlığa başsağlığı diliyorum; çünkü Atatürk sadece bizim ulusumuz için değil, bütün insanlık için bir önder. Ne yönden? Yaptığı başarılar, kurduğu Cumhuriyet yönünden de sayılabilir ama aydınlanma yönünden bir önder. Ben daha çok Atatürk’ün aydınlanmayla ilgili yönüne değineceğim. Çünkü tarih sadece olay ve olgulardan oluşmaz, bu olay ve olguları yönlendiren, onun içinde özne değeri taşıyan insanlardan da oluşur. Dolayısıyla, eğer biz tarihte, insanları, önderleri veya bilgeleri, filozofları, sanatçıları göz ardı edip tarihi anlarken sadece olay ve olgulara bakarsak, o zaman yanılgılara uğrayabiliriz. Bu bakımdan Atatürk’ü önemsiyorum; sadece bizim ulusumuz için değil, insanlık için [...]

Anadolu Aydınlanması ve Cumhuriyet – 2. Bölüm

2022-10-10T21:39:59+03:00Yazar: |Kategoriler: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , |

Türk devrimi normal koşullarda gerçekleşmiş bir devrim değil, İstiklâl Savaşı’nın içinden muzaffer çıkan bir toplumun kendi bilincine varmasıdır. Yani aydınlanma burada edimsel olarak (fiilen) gerçekleşmiştir. İnsanlara aydınlanmayı fikren anlatmak, onları bir eyleme yönlendirmek içindir.Ama Anadolu halkları, bunu ölüm-kalım savaşı üzerinden, yani başka güvenecek kimsesi kalmadığı için kendine güvenerek, muzaffer bir biçimde kendi kazanmıştır. Ben bunu böyle anlıyorum.Kendini yönetmeyi kazanmak, kendini kazanmaktır. Bu artık başkasına ihale edilemezdi. Efendim, tekrar dönüp monarşi olsaydı, olmaz mıydı? Tarihimiz de güzeldi… Hayır, olmazdı. Çünkü İstanbul’u işgal eden İngilizlerle henüz aramızda ateşkes (mütareke) yok, barış yapılmamış ve o zamanki koşullarda düşmanın gemisine binerek ülkeyi terk eden bir padişahtan söz ediyoruz. Bu, [...]

Anadolu Aydınlanması ve Cumhuriyet – 1. Bölüm

2020-12-29T23:27:20+03:00Yazar: |Kategoriler: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , |

Aydınlanma döneminden sonra Rönesans ve aydınlanma hareketlerinden sonra da birey ve bireycilik önemli bir şekilde Avrupa dünyasında parladı. Bu bireycilik sorunsalı toplumculukla dengelenmiştir ve birey ve birey olma kalıcı modernitenin temel ilkesi olmuştur. Özgürlük, eşitlik ve dayanışma, üç temel ilke, aydınlanmanın doğurduğu ilkelerdi ve bunların topluma yansıması, toplumda karşılık bulması tabii ki bir devrim niteliğinde olmakla birlikte tarihî bir birikimi de gösteriyordu. Ben, toplum ve teori arasındaki ilişkiyi anlamak bakımından, “değişme yeteneği olmayan toplumlar değiştirilemezler” ifadesini şiâr edinmişimdir; yani keyfî bir irade ile toplumlara istediğimizi yaptıramayız. Nasıl ki doğa karşısında insan iradesi, doğanın dirençlerini doğanın kendi yasaları ile işbirliği yaparak aşabilirse ve kendi için kılabilirse, bu toplum için de [...]

Altıncısı Haddini Bilmektir

2020-07-05T02:04:24+03:00Yazar: |Kategoriler: Yazılar|Etiketler: , , , , , , |

İrşâdına mazhar olduğum bir ârife, “’İslâm’ın şartı beş, imânın şartı altı’ diye söylenmiştir; ama aynı zamanda ‘Hüvel evvelü, vel ahirü, vezzâhirü vel bâtın’ [1] da denmiştir. İçte olan dışta da varsa, ikisi de “altı” olması gerekmez mi?” diye sormuştum. Ârifin yüzünde beliren gülümsemeyle birlikte söylediği söz beni önce utandırdı (hicab duydum), sonra da uyandırdı: “Evet, imânın şartı altı, İslâm’ın şartı beş, ama altıncısı haddini bilmektir.” Bu söz beni utandırdı; mahcub oldum. Bunu gören ârif, “Yok yok! Muradımız sana haddini bildirmek değildir; ancak haddimizi bilmenin bilincimiz için tek hakikat olduğunu söylemektir; çünkü insanın irâde ve ihtiyarına düşen ancak budur,” demişti. Bir [...]

Go to Top