Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği – 5. Bölüm

2020-10-07T19:27:55+03:00Yazar: |Kategoriler: Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , |

Saltık İdea Olarak Güzelin Sanat Biçiminde Dışavurumu Tin’in Kendini Duyuların Önüne Koyarak Bilmesi Olarak Sanat Mitlerden Sembolik Sanata, Sembolikten Klasiğe ve Romantik Sanata Geçiş İnsan Edimselliğinin Ürünü Olarak Sanat ve Sanatın Tasavvufla Kesiştiği Kavşak Hakikatin Ön Sembol Aracılığıyla Anlatımı Art Sözcüğü ve Sanatta Karakter Saltık İdea Olarak Güzelin Sanat Biçiminde Dışavurumu Bir sanat tarihi yapmak icap ederse, tarihsel olarak Antik Yunan'dan günümüze kadar, sanatın kategorize edilmiş, sınıflandırılmış ve tek tek sanat yapıtlarında, örneklerinde bir anlatımlar manzumesi vardır; yani ansiklopedik yaklaşım. Bir de gene ansiklopedik bir yaklaşım ama zorunlu [...]

Bilincin Bilinçli Kullanılmasının Önündeki Önemli Engel: Bilim Dini

2020-07-04T03:12:52+03:00Yazar: |Kategoriler: Einstein'ın Nesnel İlişkinlik Kuramı, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , |

Fizik Teorilerinden Hareketle Felsefe Yapmak Bilimde Kesinlik Var mıdır? Aydınlanma Toplumdan Bireye Doğru Bir Akış mıdır? Bilinci Örgütleyen Alışkanlıkların Değiştirilmesi Bilimsel Din Dogmasıyla Yüzleşmek İnan ile İnanç Farkı Hegel’in Çözüme Kavuşturduğu Düşünce Çıkmazı Kullanımlarındaki Farklar Temelinde Bazı Akıl Tipleri Bilincin Tasarımsal Kullanımı Aklın Kullanımı Değildir Fizik Teorilerinden Hareketle Felsefe Yapmak Eşsüreliliğin göreliliğini, uzunluğun kısalmasını, kütlenin hız ile artmasını, doğadaki olası en büyük hızı, kütle ve enerjinin eşdeğerliliğini konuşacağız. Bunlar, öznel ilişkinlik kuramının –Newton fiziğinden ayrım olarak– en önemli farklılıkları getiren; var olanı anlamamızı, değerlendirmemizi etkileyerek [...]

Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği – 3. Bölüm

2020-10-07T19:27:21+03:00Yazar: |Kategoriler: Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , |

Sanat Eleştirisinin Sanatçı Üzerindeki Didaktik Etkisi Doğu-Batı Ayrımının Gerekçelendirilmesi: Bir Hegel Eleştirisi Doğu-Batı Estetiğinde Metot Farkı Güzeli Kavrayış Dile Dökülebilir Mi? Sanat Nesnesi Bir Arzu Nesnesi Midir? Sanat Eleştirisinin Sanatçı Üzerindeki Didaktik Etkisi Tarih içinde çeşitli önermeler, çeşitli disiplinler ve bunların birbirleri ile çatışması –ve eleştirel bir biçimde, eğer "gelişme" diye söylenebilecekse– gelişme ya da gelişmeci, ilerlemeci felsefeye karşıt olarak, zaman zaman belirli ilkelerin parladığı, zaman zaman bunların yerine başka ilkelerin geçtiği, yaşam gereksinimleri üzerinden doğan estetik anlayışlar var. Aslında sanat yapıtını veya sanat bilgisini, başka bir deyişle sanat [...]

Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği – 1. Bölüm

2021-01-28T00:49:59+03:00Yazar: |Kategoriler: Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , |

Estetik ile Güzel Sanat Arasındaki Ayrım Hegel, “Artık Sanat Yapılamaz” Demekle Neyi Kastetti? Zanaatin Sanata Evrilmesi Bir Sanat Yapıtı Estetiğe Eğitilmiş Bir Eleştirmence Değerlendirilebilir Sistematik Felsefenin Tarihsel Gelişimi Neden İlk Felsefenin Yunan’da Başladığı Kabul Edilir? Felsefe Mitos’tan Logos’a Bir Evrilmedir Hayal ve Sanat İlişkisi Estetik Algı Yoksa Etik Oluşamaz! Estetik ile Güzel Sanat Arasındaki Ayrım Estetik ile sanatı karıştırıyor insanlar. Sanat ve estetik problematiği felsefi bir problematik, ama sanatın kendisi doğrudan doğruya sanatın kendi edimleriyle ortaya çıkan bir şey, felsefi bir problem değil. Felsefe sanata [...]

Yöntem Sorunu

2020-07-04T23:49:46+03:00Yazar: |Kategoriler: Yazılar|Etiketler: , , , , , , , , , , |

En genel olarak yöntem, bir işin gerçekleştirilmesi, bir bilginin elde edilmesi, uygulanması ve çıkan sonuçların değerlendirilmesi için kullanılan yol, yordam olarak tanımlanır. Batı uygarlığında yöntem method olarak terimleştirildi. Antik Yunan’da kanon, örnek ve yöntem olarak kullanılmıştı. Yunan dilinden Arapça’ya, kural ve ilke anlamında kanun diye çevrilmiştir. Ünlü aydınlanmacı Alman düşünürü I. Kant, kanon’u şöyle tanımlamıştır: “Kanon terimiyle, bilgi güçlerinin kullanılışını saptayan önsel ilkelerin topunu anlıyorum.” Yöntem söz konusu olduğunda, onun daha belirgin ve tanımlı kılınması bakımından, “Neyin yöntemi?” ya da “Neyle ilgili yöntem?” diye sorulması gerekir. Bir nesnenin, bir olayın, bir olgunun ve bunlarla olan ilişkinin yöntemi mi? Ya [...]

Ekinsel Biçem ve Aydınlanma Sorunu

2020-07-22T02:45:17+03:00Yazar: |Kategoriler: Yazılar|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , |

Ekin, insanın doğa ve toplum ilişkilerindeki üretimlerinin toplamı ve onları kullanma ve nesilden nesile aktarma biçimidir. Ekin, bir toplumun ortak umutlarını, hedeflerini ve geleceğe bakışını da gösterir. Ekinin, insan topluluklarına ortak kimlik kazandırması, toplum oluşturma özelliği, tarihsel süreçte nesilleri birbirine bağlayarak toplumların belleği ve kimlik sürekliliğini sağlaması, toplumların var olabilmesi bağlamında yaşamsal önem taşır. Ekin, insan yaşamına, “ekip biçme” bağlamında, insan topluluklarının toprağı işlemesiyle girmiştir. Bu bir “üretim süreci”dir; doğanın karşısında diğer dirimli varlıklar gibi “edilgin konum”da bulunan insanın kendini aşmasıdır. Kendi yaşamını biçimlendirmeyi eline aldığı bu aşamada, insan, artık kendisini doğa varlığı olma yanında ekinsel varlık olarak üretmeye [...]

Mitos Evreni

2020-07-01T18:58:13+03:00Yazar: |Kategoriler: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , |

Antik Yunan’da Ksenofanes’in (İ.Ö. 565-470) Homeros ve Hesiodos’un tanrısal mitos anlatımlarını eleştirmesi ve yadsıması sonucunda, mitler din ve metafizikten arındırılmış ve bağımsız bir mitos öğretisi ortaya çıkmıştır. Ancak yaşamdan yansıtılarak oluşturulmuş mitoslar, bu kez yaşamdan kopuk ansal kurgular biçimini almıştır. Günümüzde psikolojide ortaya çıkan gelişmeler, insan davranışlarının arkasında simgesel (arketipal) bir altyapının etkin olduğunu ortaya çıkarttığı için, “mitos” yeniden önem kazanmıştır. Artık mitosa bir zamanlar olmuş bitmiş fantastik masallar gözüyle bakılmamakta, aksine, yaşayıp gelen ve halen yaşamakta olan, insan davranışlarını etkileyen ve yaşamın anlamlandırılmasında etkinliği olan bir öğe gözüyle bakılmaktadır. Mitlerin yapısını ve işlevini anlamak, insan düşüncesinin oluşmasına ışık [...]

Sanat Bilimi Üzerine

2020-07-16T03:12:45+03:00Yazar: |Kategoriler: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , |

Genellikle Immanuel Kant’a kadar –gerçi antik dönemde Aristoteles’te de vardır ama– ağırlıklı olarak sanat, hep muhayyilenin, hayal gücünün ürünü olarak aklı devredışı bırakan ve hayranlık uyandıran bir süreç gibi anlatılmış, nitekim literatürde de böyle yansıtılmıştır. Ama Kant’tan sonra, özellikle Hegel –onun Kant’a yaptığı eleştiri ile birlikte– “Hayır, sanat yalnızca bizim hayal gücümüzün bir ürünü değildir,” der. Hayal gücü, dış dünya nesnelerinden gelen verileri alıp, onları işleyip sinematografik bir biçimde –rüya gibi– çeşitlendirerek birtakım ürünler ortaya koyabilir, ama aynı zamanda biz aklımızla bu sanat ürünleri hakkında yargıda bulunuruz; yani şu by-pass olan akıl devreye girer. O zaman sanat sadece bir hayal ürünü [...]

Go to Top