About Metin Bobaroğlu

Bu Üye henüz herhangi bir bilgi doldurmadı.
So far Metin Bobaroğlu has created 118 blog entries.

Bâtınî Gelenek 3. Bölüm

2024-10-23T16:05:04+03:00Yazar: |Kategoriler: Bâtınî Gelenek, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , |

Sümerler İbraniler Ezoterik Okullar Musa’nın Yolculuğu Süleyman'ın Mabedi Kabala Ezoterik Öğreti ve Ritüel Kabala İşlemleri İbrani Geleneği: Tora SümerlerGünümüzde tarih Sümer’le başlatılmaktadır. En eski belgesel bulgular Sümerlere aittir. Sümerler, kendilerinden sonraki uygarlıkları etkilemeleri bakımından önem taşırlar. Sümerler, bilinen ilk yazı olan çivi yazısını kullanmışlardır. Bulunan tabletlerde çivi yazısıyla yazılmış yazıtlardan anlaşıldığına göre, Sümerler, yönetim, politika, eğitim, edebiyat, felsefe, ahlâk, tarım ve tıp gibi alanlarda önemli gelişmeler kaydetmişlerdir. Ortadoğu mitosunu, özellikle İbrani mitosunu besleyen destanların birçoğu Sümer kaynaklıdır; ünlü Gılgamış Destanı gibi.Antik Çağda Ortadoğu uygarlıkları, Sümer, Akad, [...]

Bâtınî Gelenek 2. Bölüm

2020-11-08T18:40:34+03:00Yazar: |Kategoriler: Bâtınî Gelenek, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , |

Tibet Hindistan Çin Çin Öğretisi ve Modern Fizik Persler ve Medler Kavram ve Yöntem Şimdi, Anadolu’ya etkileri bakımından “Doğu Dünyası”na bir bakalım... Tibet Dünya kültürüne kaynaklık etmesi bakımından Hermes öğretisine paralel (İ.Ö. 7.yy.) Tibet tapınaklarında yapılan öğreti dikkate değer niteliktedir. İlginçtir ki daha sonra yöreye adını veren Tibet, başlangıçta bir tapınağın adıdır ve doğru söylenişi The-Beth (Tebet) olup anlamı “Tanrı-Evi”dir. (Bu bağlamda Antik Mısır’ı anımsayabiliriz. The: Tanrı; Beth: Ev) Bu tapınaklar zor ulaşılır yerlere kurularak çeşitli baskılardan uzak tutulmak istenmişti. Diğer ezoterik okulların benzeri olarak bu tapınaklara girecek [...]

Bâtınî Gelenek 1. Bölüm

2020-11-08T18:39:53+03:00Yazar: |Kategoriler: Bâtınî Gelenek, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , |

Hermetik Öğretiye Giriş Hermetik Öğretinin Temel Kavramı Akıl - Bilgi - Hikmet Dionisos Kültü ve Orpheus Pythagoras ve π Sayısı Triadlar Mistiklerin Nitelikleri Hermetik Öğretiye Giriş Bugün Batı disiplinlerinde düşünce tarihi sadece entelektüel yönüyle ele alınmakta ve Antik Grek Uygarlığı ile başlatılmaktadır. Felsefe orada başlamış ve sonra bütün Batı uygarlığı o başlangıç noktasına göre tanımlanmıştır. Avrupa’daki kültürel gelişmeler bütün dünyadaki uygarlık treninin lokomotifi durumunda gösterilmiş ve evrim kuramına göre de öteki ulusların bu trenin katarları olarak onu izlemek zorunda oldukları belirtilmiştir. Batı Aydınlanması ya da Batı düşünce [...]

“Yapay Zekâ” Üzerine Söyleşi

2020-11-01T20:38:40+03:00Yazar: |Kategoriler: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , |

Pitagoras Çağı Bitiyor, Platon Çağına Giriyoruz… Ayşe Acar: Yapay Zekâ denildiğinde en çok konuşulan konuların başında Teknolojik Tekillik geliyor. Süper bir Yapay Zekânın gelecekte tüm dünyayı ele geçireceğine ve insanlığın sonunu getireceğine dair bir kaygı bu. Benim “teknolojik tekillik”ten anladığım bu değil. Süper bir bilgisayarda değil internette bir tekillik olabilir diyorum. Burada önemli olan ağ ve veri. Gelecekte Süper Yapay Zekâ olarak karşımıza çıkacak olan şeyin ‘Biz’ olduğunu düşünüyorum. Örneğin, Google’da her arama yaptığımızda Google yapay zekâsı gelişiyor; bizden aldığı verilerle evet ama bu gelişen şey ‘Biz’in kendisi. İnsanlık geçmişine ait veriler var ve şimdi de Google’ı aktif olarak kullanan [...]

“Mantıku’t-Tayr”a Hermeneutik Bir Yaklaşım

2021-02-15T03:10:45+03:00Yazar: |Kategoriler: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , |

Rab Simgeselliği Mantıku't-Tayr diye bir kitap vardır, biliyorsunuz. İlginç tabii, “tayyare”den geliyor. Feridüddin Attar, Mantıku't-Tayr adlı eserinde, seyr-i sülûk olarak tasavvufun sanatsal etkisini simgesel sanat tarzında ifşâ ediyor. Fakat bu simgesellik, romantik simgeselliktir. Hegel'in klasik öncesi simgeselliğini biliyorsunuz; ön simgesellik, sonra simgesel sanat gelir ki bunu sanatın başlangıcı olarak kabul eder, klasik sanatta tam uygunluğa ulaşır ve simgesel sanatla biter. Klasik sanat, sanatın aslında "olup bittiği" bir konumdur. Fakat sonra, klasik sanat romantik sanat tarafından yadsınır ve sanat, yani insan tini, klasik sanatta doymadığı için romantik sanatın tinselliğinin dışavurumlarına geçtiği zaman aslında tam uygunluğu tekrar bozar; yani form ve içerik [...]

“Görünüş Öz İçin Özseldir”: İmgesiz Olandan Somuta

2020-10-26T01:11:40+03:00Yazar: |Kategoriler: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , |

Hegel'in Kavramlarının Tasavvufî Karşılıkları "Tin, saf düşünce ile salt dışsal duyusal ve gelip geçici olan şeyler arasındaki doğa ve sonlu gerçeklik ile sonsuz kavramsal düşünme özgürlüğü arasındaki ilk uzlaştırıcı orta terim olarak kendisinden güzel sanat eserleri yaratır." Hegel Georg Wilhelm Friedrich Hegel Sonlu ile sonsuz ancak fiilde realite haline gelir, kavramlaşır: Sonsuz düşüncenin sonlu eşya üzerindeki edimleri ki tevhid dediğimiz budur. Sonlu ve sonsuz arasındaki uzlaştırıcı ilk orta terim sanat eserleridir: görünüşün bizzat kendisi. Immanuel Kant, görünüşlerin özleri yansıtmadığını söyler. Özler bilinemez, bilinenler ancak görünüşlerdir; eş deyişle yalnızca fenomenleri bilir, numenleri bilemeyiz. Numen ile fenomen arasına uçurum koymuşlar. [...]

Olumsuzlama ile Hakikatin İlişkisi Bağlamında Hegel Felsefesi ve İslâm

2020-10-28T00:14:48+03:00Yazar: |Kategoriler: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , |

Entelektüel ezberlerimizi sorgulayalım: Ezber 1: “Her şey değişir, değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.” Zaman ve mekân kavramları, Kant'ın dediği gibi duyarlığın yetileridir. Düşünmelerimizde sezgisel olarak, bilincimizi ancak bu iki kavramla oluşturabiliriz. Kant, bunların akıl kategorileri değil ama duyarlığın yetisi olduklarını söyler; eş deyişle sezgidirler. Bunu kavramlaştırmaya kalktığımız zaman, düşüncemizin temeli olan "temel", Batılıların ground dediği gibi bir anlamda "yer" yani mekân değildir. Uzay kavramı da zaman kavramı da potansiyel kavramlardır ve biz onları uygulamada realize ederiz. Kant, bu nedenle "sezgidir" demiştir. Haklıdır, çünkü uzay dediğimizde, o uzam değildir. Türkçedeki uzay ile uzamı karıştırmayalım. Uzam, mekânın karşılığı. Uzay, sınırsız-sonsuz bir sezgidir, [...]

Kant Felsefesinin Üç İlkesi: Bir, Birlik, Bütünlük

2020-10-26T01:18:19+03:00Yazar: |Kategoriler: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , |

Tanrı Bir İlke Midir? Immanuel Kant'ın felsefesi, etik ve estetik üzerine, bir başka deyişle yaşamın tüm görünüşleri üzerine tümellerle yazılmış felsefî değerlendirmelerdir. Kant, felsefesini üç ilke ile kurmuştur. Daha sonra Hegel'in, bu üç ilkenin tesiri altında kalarak üçlemeler yaptığı söylenir. İkisi de teoloji okuduklarından, Hıristiyanlığın teslis kuramından etkilendikleri için felsefelerini böyle üçlemelerle anlattıkları söylenmiştir. Bu tarz eleştiriler olsa da Kant'ın bu üç ilkesine baktığımız zaman, din için gerekli olanın, içerik olarak felsefî olduğu kanısına da kapılabiliriz. Dolayısıyla, o eleştirilere katılmayabiliriz. Bilinç için içeriğin, felsefe, sanat ve din için aynı hayatın içinden değerlendirilmiş, devşirilmiş olması onları zaten birbirine benzer kılar. Kant'ın [...]

Zihin, Hayal ve Us

2020-10-26T01:11:26+03:00Yazar: |Kategoriler: Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , |

Bir Üçleme: Çırak, Kalfa, Usta Doğu-Batı kavramının aslı, Doğu Roma - Batı Roma kavramından çıkmıştır. Daha sonra bunun içerikleri değiştirilmiş, Doğu kültürü - Batı kültürü tarzında bir eksen kaydırmasına uğramıştır. İstanbul'un fethedilmesinden sonra, doğu –daha çok Müslümanlar için– İslâm medeniyeti olarak kabul edilir; batı denildiği zamansa Hıristiyan medeniyeti. Bu medeniyet anlatımı, bugünkü modern düşünceye göre uygarlık düzeyinde bir anlatımdansa, kültür düzeyinde bir anlatımdır. Kültür anlamında doğu-batı olarak da söylenmiştir. Ancak benim çalışmalarımda kullandığım bu “doğu-batı” kavramı, “göz uygarlığı” ve “söz uygarlığı” anlamında bir ayrımdır. Yunan uygarlığını, temelde sözü felsefe düzeyinde kullanıyor olmasına karşın, “göz uygarlığı” diye ele alıyorum. Bunun karşıtı [...]

Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği – 12. Bölüm

2020-10-07T18:34:32+03:00Yazar: |Kategoriler: Karşılaştırmalı Doğu ve Batı Estetiği, Konuşma Metinleri|Etiketler: , , , , , , , , , , , |

Tasavvufta Güzel Doğduğunun, Öldüğünün Farkında Olmayanlar; Rüya ve Sembol Eril Felsefe, Dişil İmgelem Tinin Görüngübilimi “Lâ İlâhe”, Mantık Bilimi İse “İllallah”tır Schelling ile Hegel’in “Güzel” Tanımlarının Farkı Nedir? Sanatçının Sanatında Kendini Kaybederek Kendini Bulması Tasavvufta Güzel Nasihat ile güzel ahlâk sahibi olamayız. Ancak pratik ile olur ama bizim bu pratik içinde güvenilir bir yolda olup olmadığımızın sorunsalı var. Zihin ile değil, ruhsal deneyimler ve ruhsal etkilenmelerle güzel ahlâk olabilir diye düşünüyorum. Bunun için de beden, akıl, ruh ve toplumsal ilişkiler gibi mertebelerde bir harmoninin olması lazım. Bu harmoni, [...]

Go to Top